Sevdalımız komünistti

2 Haziran 2020
Sevdalımız komünistti

Bugün; çağdaş Türk şiirinin kurucusu, Vedat Türkali’nin “Önce her şey Nâzım Hikmet’ti” diyerek kendisine rehber aldığı, Neruda’nın arkadaşı, Ritsos’un “Yaşı küçük ama şiiri benden büyük” diyerek selamladığı dünya şairi Nazım Hikmet’in aramızdan ayrılışının ölüm yıldönümü.

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömülmek istiyordu. Memleket hasretiyle daralan yüreği elli yedi yıl önce bugün Moskova’da durdu. “Onlar ki” diye başlayan şiirine atıfta bulunarak söylemek gerekirse çok şey söylendi ona dair, dünya durdukça da söylenecek ama en iyisi sözü kendisine bırakmak, onu kendi şiiriyle yad etmek.

Ölüm yıldönümünde büyük ustayı “Otobiyografi” şiiri ve şiire eşlik eden fotoğraflarıyla birlikte anıyoruz.

OTOBİYOGRAFİ

1902’de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem.
üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu ve
on dördümden beri şairlik ederim.

kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
                                                         ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
                                           ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler,
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
                                                              verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prağ’dan Havana’ya.

Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’te
961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
                                          sökmedi
yıkılan putların altında ezilmedim

951’de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52’de çatlak bir yürekle dört ay sırt üstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo’ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı, ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
         ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene, uçağa, otomobile,
çoğunluk binemiyor.
operaya gittim,
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere ben de gitmedim 21’den beri
            camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye,
            ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
             Türkiyem’de Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da
                       insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım,
            başımdan neler geçer daha
                       kimbilir.

11 Eylül 1961, Doğu Berlin

ANALİZ

ANALİZSon HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet Özgen

Son HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet ÖzgenHDP'nin 2014-2015 MYK'sı tutuklandı.. Saraydan talimat alan savcının gerekçesi Kobani protestolarına dayanıyor.…