Spartaküs ve Zenci İSyanı

Gülüzar Özev

27 Mayıs 2022
Spartaküs ve Zenci İSyanı

‘’Tanrı herkesi hür yarattı, doğa kimseyi köle yapmamıştır.’’ (Alkidamas)

Köle ayaklanması denilince ilk akla gelen şüphesiz Spartaküs’tür. Roma dönemine ait olan bu köle isyanını herkes bilir de İslamiyet dönemine ait ayaklanmayı pek bilen yoktur. Bu yazımda Abbasi İmparatorluğu devrindeki Arap toplumunda yaşanan “Zenci Köle” isyanını anlatmaya çalışacağım. Tabii öncülü Spartaküs isyanını anlatmayı unutmadan.

Hani denir ya özgürlüğün kısıtlanması ve çok çalışma hallerinde  “köle miyim ben” veya“köle gibi çalıştım” diye. Kaynağı çağlar öncesine dayanır bu deyim, hem de en acı,en utanç verici haliyle. Kölelerin doğuşu uygarlığın başlangıcı kadar eskidir. Hatta bugünkü gözle bakarsak uygarlıkta ileri bir aşama olarak bile kabul edebiliriz. Zira daha öncesinde birbiriyle savaşan kabilelerde, tutsak alınan kişiler ya öldürülüyor ya da yeniliyordu. Evet yanlış duymadınız..! Yamyam veya barbar denilen savaşçılar esirlerini resmen yiyorlardı. Sonra nasıl keşfetmişlerse, tutsak ettiklerine iş gördürmeye başlamışlar. Bakmışlar ki böyle hayat daha güzel, yavaş yavaş kölelik ortaya çıkmış. Tabii, yüzyılları almış bu değişim. Mezopotamya uygarlıklarından tutun da Sümerlere, Babillilere, Hititlere kadar hemen her toplumda var olagelmiş. Ünlü Hammurabi kanunlarında köleliğe dair onlarca madde yer almış 

Esas konumuza geçmeden önce, köleler nasıl elde edilirmiş kısaca ona değinelim.

Bir kere köleliğin en büyük kaynağı savaş esirleriydi.

İkinci olarak; borçlu düşen kişi mahkeme kararıyla köle ilan edilebilirdi ki bu genelde geçici kölelik oluyordu. İşlediği bir suç yüzünden mahkûmlara kölelik cezası verilirdi. Kölelerin çocukları doğal köle sayılırdı.

SPARTAKÜS

Boyunlarında ve ayaklarında zincirlerle en ağır işlerde çalıştırılan kölelerin hiçbir hakları yoktu. Karın tokluğu bile denilemeyecek koşullarda çalıştırılıyorlardı. Bu ağır çalışma ve zulme dayanamayan köleler zaman zaman başkaldırıda bulunuyorlardı. Çok çok eski zamanlarda olan bu isyanların ancak bir kısmı tespit edilebilmiştir. Roma coğrafyası içinde yaşanan ilk ayaklanmanın M.Ö 139 yılında,  ikincisinin  M.Ö . 104 tarihinde meydana geldiği söylenir. Ancak tarihsel kaynaklara göre hiç biri Spartaküs liderliğindeki ayaklanma  kadar etkili olmamıştır. Başarılı bir asker ve bir köle olan Spartaküs, M.Ö 73 yılında Roma sınırları içinde acımasız yaşam koşullarına karşı ayaklanır. Çevresine binlerce kölenin toplanması gecikmez. İki yıl boyunca süren bu büyük hareket kanlı bir şekilde bastırılır. Beş bin isyancı köle, kilometrelerce alanda çarmıha gerilir ve kızgın güneşin altında ölüme terk edilir.

SPARTAKÜS İSYANININ  SONUÇLARI

Şair Ferruzat’ın bir dizesinde dediği gibi; “Kuş ölür sen uçuşu hatırla”. İsyancılar ölmüş ama geride kalanlara küçümsenmeyecek kazanımlar bırakmışlardır. O kanlı olaydan sonra efendiler kölelerden korkar olmuşlardır. Bir yazıda rastladım şaşırmadım desem yalan olur; efendilerin eşleri olan kadınlar, çiftliklerinde kölelerle yalnız kalmamaya çalışmışlardır. Bu korku kölelere daha iyi davranılmasının yollarını açarken diğer yandan iş gücü ihtiyacı için köylü emeğine başvurulmaya başlanmıştır. Doğal olarak çok yaygın olarak kullanılan kölecilik hızla azalmıştır.

Köle savaşlarının sonunda Roma imparatorluğunun hazinesi epeyce azalmış, mali sistemi sarsılmıştır.

ZENCİ İSYANI

Türkçede, “Zenci” isyanı olarak geçen kavram Arapçada “Zenc”olarak geçer. Bu kelime, Türkçe sözlükte “aşırı susuzluk; boynu uzun, hızlı koşan kimse” anlamlarına gelir. Diğer yandan “zenc” sözcüğü Müslüman yazarlar tarafından Doğu Afrika’dan getirilen köleleri tanımlamak için kullanılmıştır. 

Zenci ayaklanması, 14 yıl gibi uzun bir sürede yöneticilere kök söktüren bir isyandır. Bu isyandan önce de zaman zaman kalkışmalar da olmuştur.  Irak’ın Basra kentinde yaşanan bu başkaldırılar,   691-695 ve 760 tarihlerinde yaşanmış ancak en büyük ve sarsıcı ayaklanma 869 yılında meydana gelmiştir. İsyanın lideri; Ali bin Muhammed’dir. Babası özgür, annesi köledir. Peygamber soyuna dayandığı rivayet olunur. Ali bin Muhammed şair bir kimliğe de sahiptir. Kölelerin çektiği ızdıraba dayanamayarak onları örgütlediği söylenir.

Afrika‘dan getirilen siyah derili köleler; Irak’ın Basra bölgesindeki bataklık yerleri tuzdan  temizlemek için pirinç ve şeker kamışı üretiyorlardı. Bu üretimi yapmak adına insanlık dışı şartlarda çalışıyorlardı. Onlara yatacak yer bile verilmiyordu. 869 yılında, Ali bin Muhammed önderliğinde köleler ayaklanır. Tarihte görülmemiş bir isyan ve öfkeye tanık olunur.

İsyancılar Übülle, Abadan, Ahvaz ve Basra gibi birçok yeri ele geçirirler. 

Ulaşabildikleri tüm yerleri yağmalarlar, yollarda pusu kurup kervanları soyarlar. 

Elde ettikleri malları kölelere dağıtırlar. Kurdukları kentte, kimsenin aç ve açıkta kalmayacak şekilde adil paylaşım gerçekleşir. Nitekim köle olmayan ama yoksul duruma düşen halklar da yanlarına gelirler. Nüfusları 500 bini aşar. İnşa ettikleri şehre,  “seçkin/seçilmiş” anlamına gelen “Muhtara” ismi verilir. O kadar güç kazanırlar ki para bastırmış, bayrak kullanmış ve hutbe okutmuşlardır. İktidarları, on dört yılı boyunca devam etmiştir. 

Abbasiler, Zencileri ortadan kaldırmak için defalarca saldırmalarına rağmen başaramazlar. En sonunda Horasan’dan (İran ve Afganistan tarafından) paralı Türk askeri getirmişlerdir. Edindikleri bu takviye güç sayesinde Ali bin Muhammed ve adamlarını yenebilmişlerdir. Bahsedilen askerler, Muhtara şehrini basarak binlerce köleyi kılıçtan geçirirler.  Ali bin Muhammed’in kesilen kellesi ibret olsun diye mızrak ucunda şehir şehir gezdirilir. Ayaklanmaya katılmadığı halde Muhtara’da yaşayan on binlerce suçsuz insan çocuk, kadın, yaşlı demeden katledilmiştir. Bugün Muhtara şehrinin yeri kırlık bir alandır. Üzerinde hiçbir şey yoktur.

Kural gereği savaş zamanında kadar katliam olmuşsa bile binalara, yerleşim yerlerine, imarethanelere falan dokunulmaz. Ama bu savaşta görülmedik bir intikam ateşi yanar. Ne var ne yok kül edilir. Efsane şehir Muhtara’da hiçbir şey canlı bırakmaz. Bir yaprak bile…

Denilir ki; ölenlerin arkasından ağıt yakacak kimse kalmamıştı.(İhsan Eliaçık)

ZENCİ İSYANININ SONUÇLARI

İsyanın etkileri azımsanmayacak boyuttadır. Abbasilerle savaş halinde olan Bizanslılar, ilk defa bu dönemde Arap topraklarından kazanım elde ederler. 

Çünkü isyanı bastıran Abbasi Devleti takatten düşmüştür. Diğer devletlere karşı savaşacak mecali kalmamıştır. Dolayısıyla fetihler sırasında ciddi kayıplar yaşamıştır. 

Öyle ki;  Efendiler kölelerinden korkmuş, kimseye eskisi gibi kötü davranamamıştır.  

Zenci köle çalıştırmaya kimse cesaret etmemiştir. 

İsyan sonrası dönemde Afrika’dan getirilen köle ticaretinde yarım asra yakın ciddi azalma olur.

Başkaldırı kendi adil dünyasının kuramaz ama özgürlükçü ve insancıl nitelik taşıyan Karmati halk hareketinin önünü açar. Resmi İslam anlayışına muhalifliğiyle ünlenen radikal Bâtınî İsmaili  hareketinin yayılmasını hızlandırır.

Kısacası, Zenci ayaklanmasının İslam dünyasında uygarlık yolunda önemli bir mihenk taşı olmuştur diyebiliriz.

Bu isyanların başarısız olmasının şüphesiz tek bir nedeni yoktur. Her iki isyan da biri Roma diğeri Abbasiler olmak üzere düzenli orduya sahip devletlere karşı yapılmıştır. Oysa kölelerin hiçbir askeri tecrübesi yoktur. Kölelerin kurduğu düzen halkı mutlu edememiştir. Çünkü var olan düzenin yerine yenisini koyamamışlardır. Yönetim boşluğu, beraberinde yeniligiyi getirmiştir.

Gerek Spartaküs, gerekse Ali B. Muhammed’in başlattığı isyanların bedeli her iki taraf için de ağır olmuştur. Ancak insanlık yolunda önemli bir ilerlemenin temel taşlarından biri döşenmiştir. Biri batıda diğeri doğuda, biri milattan önce diğeri milattan sonra olan bu isyanların arasında bin yıl gibi bir süre olsa da sebep aynıdır:. Özgürlük ve ekmek! 

Bugün “Gezi Eylemi” olarak anılan halk hareketi Spartaküs ve Zenci isyanından kalan bir mirastır. Gezi Direnişi bastırılan bir eylem olsa da etkileri bugün nasıl  devam ediyorsa ve halklar lehine oluyorsa bu etkiler yarın da sürecektir..! Ülkemizde yükselen kadın mücadelesinin yeşermesi Gezi sebebiyledir.

Zenci isyanı bazı İslamcı yazarlar tarafından hor görülür, çarpıtılır, küçümsenir. Gezi eylemi de aynı iftiralarla karşılaşmıştır. Ancak eninde sonunda tarih gereken cevabı verir.  Yağmur gibi yağan zamların altında inleyen halk da ekmeğine ve özgürlüğüne sahip çıkar. Hiç kuşkunuz olmasın.

Yararlanılan kaynaklar.


Doğu Afrika kökenli siyahi bir grup.

Mustafa Demirci 

Ali b. Muhammed ez-Zenci, Hakkı dursun Yıldız

3- Dokuz Eylül Üniversitesi yüksek lisans tezi

Abbasiler tarihinde (h.255-270/m.869-883) Zenci isyanı, sebep ve sonuçları

Musa Baydar

4-İhsan Eliaçık Youtube

5-İslam Ansiklopedisi

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Rıza Şehri
    Rıza Şehri
    29 Nisan 2022
    ''Rıza Şehri’nde ortak paylaşım vardır. Kimse ihtiyacından fazlasını almaz. Zengin fakir ayrımı yoktur. Kapılar kilitlenmez, para kullanılmaz. Paranın yerine değiş tokuş esastır. Birlikte üretilir, birlikte tüketilir.'' Her yerde ve hep…
  2. Baharın Mitosları
    Baharın Mitosları
    28 Mart 2022
    Dünyanın birçok ülkesinde her yıl Newroz bayramı kutlanır. Bizim ülkemizde özellikle doğu illerinde baharın gelişini karşılamak için şenlikler, ritüeller yapılır. Newroz bahar bayramı olmakla beraber politik bir anlamda taşır. Nasıl taşımasın…
  3. cam tavan etkisi
    cam tavan etkisi
    3 Mart 2022
    “Cam ifadesi, engellerin açıkça görülemeyen ve aşılamayan niteliğini vurgulamaktadır. Cam tavan, görülmeyen azınlıkları ve kadınları, yetenekleri ve başarılarını göz önüne almadan şirketin üst basamaklarına çıkmaktan alıkoyan kırılmaz engel“ olarak tanımlanır.**…
  4. Mitoloji öğretiyor
    Mitoloji öğretiyor
    23 Şubat 2022
    Binlerce yıl öncesinden beri var olagelen, masallar, söylenceler, mitler bugün hala fırından yeni çıkmış sıcak ekmek tazeliğinde konuşuluyorsa  bir hikmeti vardır  bunun. Mitler yalnızca konuşuluyor mu..? Elbette hayır!  Yazılıyor çiziliyor,…
  5. Yunus Emre
    Yunus Emre
    31 Ekim 2021
    Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2021 yılını Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli ve Ahi Evran yılı ilan etti. Yunus Emre’nin vefatının 700. yılı, Hacı Bektaş Veli’nin vefatının…
  6. Halide Edip Adıvar
    Halide Edip Adıvar
    8 Ağustos 2021
    “Gece, karanlık bir gece... Fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp parlak bir sabah yaratacağız. Yalnız ışık geldiği vakit gözümüzü güneşe karanlığı gören baykuşlar gibi…
  7. Özgürlük (2)
    Özgürlük (2)
    17 Temmuz 2021
    Her sistem kendi insanını yaratır. Tüm kurumların örtük faaliyetleriyle, bireyin toplumsal mekanizmaya uygun davranış göstermesi sağlanır. Televizyon, basın, eğitim kurumları, kişinin  başka bir dünya mümkündür şeklinde  düşünmesini istemez. Hem üst…
  8. Özgürlük -1
    Özgürlük -1
    29 Haziran 2021
    “Özgürlük nedir” diye yoldan geçen herhangi bir kimseye sorsanız, muhtemelen şöyle söyleyecektir: “İstediğim zaman istediğim yere gidebilmek.” Kimilerince bu kadar kolay, bu kadar basit algılanır özgürlük. Oysa bu sözcük için insanlık çok mücadele vermiş, çok kan dökülmüştür.   ÖZGÜRLÜK    (1)…
  9. Yalnızlık ve halleri
    Yalnızlık ve halleri
    16 Haziran 2021
    Yalnızlık kimine göre aman çok iyi, kimine göre aman bıktım halleri. Çok iyi diyen de var yalnızlık için, çok kötü diyen de. Cenneti kimilerinin,  kimlerinse cehennemi. Yani bilmeyen yok, yalnızlığın…
  10. Zabel Yeseyan
    Zabel Yeseyan
    3 Haziran 2021
    1915 yılına gelindiğinde, Ermeniler için büyük kıyım başlamıştır. Osmanlı hükümetince tutuklu listesine alınan 214 Ermeni aydın içinde, tek kadın olarak Zabel Yesayan vardır. Genç yazar, bunun üzerine İstanbul’da bir hastanede…
  11. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Kadın Dergileri
    Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde ilk kez Rum Kadınları, Kypseli isimli kadın dergisi çıkarır. Editörü Efrosini Samarcidis‘dir. 1845 yılında İstanbul’da Rumca yayınlanan  Kypseli dergisi, 34 sayı çıkartılır.   “Şurasını iyi bilmek gerekir ki, ne…
  12. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadın Dernekleri
    ''Bu arada ilginç bir şey olur; Çarşaf yasaklanır. Evet, yanlış duymadınız, kadınların çarşaf giymesi men edilir. Tarih 2 Nisan 1892’dir. Sanmayın ki kadınlara özgürlüktür sebebi. Padişah Abdülhamit, siyasi nedenlerle güvenlik…
  13. Bacıyan-ı Rum: Anadolu Kadınlar Birliği
    Ahilerin helâl para kazanması gerekir. Bu hem vaciptir, hem sünnettir. Her kimin ki, meslek ve sanatı yoksa ona fütüvvet değmez. Ahinin 18 dirhem gümüş sermayesi ve mutlaka bir işi olmalı,…
  14. Pir Sultan Abdal: Gelin canlar bir olalım, Münkire kılıç çalalım
    Davasına inanan, mücadeleden vazgeçmeyen, yürekli, onurlu bir mücadeleci, aynı zamanda ozandır Pir Sultan Abdal. Söylediği deyişler, hiçbir kayıt tutulmadığı, efsanesi örtbas edilmeye çalışıldığı halde, yaz kış açan çiçekler gibi halkın…
  15. Hacı Bektaş Veli: Bir olalım, iri olalım, diri olalım.
    Hacı ismi, çarpıtıldığı gibi Kabe’ye gittiği için değil, Bektaşiliğin Sünniliğin bir kolu haline getirmek için uydurulmuştur. Gerçek lakabı Hace’dir. Farşca “bilge” anlamına gelmektedir. Hacı Bekdaş’ın Kabe’ye gittiği de yalan haberdir.…
  16. 8 Mart: 129 kadın işçi boşuna mı öldü! Hayır!
    Bu vahim durumda kadının varlığı tehlike altındadır. 1850’ li yılların kadını ücret çilesinde iken, bugünün kadını hem yoksulluk derdindedir, hem de canının derdindedir. Kadın cinsini koruyacak en önemli unsur olan,…
  17. Güzellik
    Güzellik
    15 Şubat 2021
     Tarih, pandemi ayları, büyük işsizlik günleri.. Çocuğunu teyzesine bırakarak intihar eden çift, Boğaziçi öğrencilerinin direnci, kadın cinayetleri... Bunca üzücü konular arasında biraz rahatlatıcı konu seçtim değerli okurlar. Okurken bilgilene, bilgilendikçe…
  18. Harem'deki acı yaşamlar
    624 yıl süren bir imparatorluk. Dünyaya meydan okuyan, güneş batmayan hükümdarlık. Kuşkusuz ulu devlet olmak için çok masumun canı yandı, çok göz yaşı döküldü. Tarihin gözü kör değil ya, yazdı…
  19. Kırklar Cemi mitolojisi
    Kırkların empati duygusunu sonuna kadar hissetmeleri mitolojinin ana konusudur. Aslında dünya kurulalı beri yaşanan onca haksızlığa karşı, yaratılan, işaret edilen, bir erkandır. Dünya nimetlerinin adil ve eşit şeklide paylaşılması meselesi,…
  20. Salgın Hastalıkların seyri
    Tarih her zaman kralların kraliçelerin tarihi değildir. Tarih aslında; halkların ne yaptığı, nasıl yaşadığıyla ilgilidir. Bu anlamıyla salgın hastalıklar; insanlık yolculuğuna rastgelen, onu tökezleten en büyük barikatlardan biridir.  Sizlere;  yaşamakta…
  21. Üniversiteli İşsizler
    Üniversiteli İşsizler
    15 Aralık 2020
    'İşsizlik her daim korkulu rüyası olmuştur insanlığın, oysa çaresi çok kolaydır. Esas neden tabiat ananın bolca sunduğu nimetlerin hakça paylaşılmamasıdır. Yoksulluksa, bu belanın ikiz kardeşidir.' “«Babam neden kapattı dükkanını? Ve…
  22. Fuzuli / Şekspir, Leyla ile Mecnun / Romeo ve Juliyet
    Fuzuli ile Şekspir iki büyük şair. Fuzuli 1556 yılında öldükten sekiz yıl sonra Şekspir doğmuş. Biri Doğunun insanını selamlamış diğeri Batının.  FUZULİ Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler…
  23. İnsan
    İnsan
    17 Kasım 2020
    Doğada bulunan yüz binlerce canlının, hayvanın zekasını, yeteneklerini, duygularını bir beyinde toplayan mucizevi yaratık. DOĞRU OLDUM DOST BULAMADIM EĞRİ OLDUM OYNAŞ BULAMADIM Tokat yöresinde çok söylenen bir atasözü. İnsan; çözülmesi…

ANALİZ

ANALİZFaşist MHP Kapatılmalıdır!

Faşist MHP Kapatılmalıdır!Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile…