Dünya emekçi kadınlar gününde elleri düşünmek

Gamze Şimsek

7 Mart 2022
Dünya emekçi kadınlar gününde elleri düşünmek

Hey sen, oradaki… Ne yapıyorsun ellerinle? Tıkış pıkış bindirildikleri arabada Corona önlemlerine uyulmayıp, maske takılmamasına itiraz ettiği ve bu olayı görüntülemeye çalıştığı için gözünün kör olmasına neden olduğun 60 yasındaki tarım işçisi Altın Erdoğan adlı kadın işçiyi mi yumrukluyorsun? Ortalama 300 TL civarında olup çeşitli nedenlerle ödenmeyen nafakanın kaldırılması için açılan kampanyaya imza mı veriyorsun? Tecavüzcüleri, katilleri serbest bırakıp, fikirlerinden ötürü masum insanları hapishanelere tıkan yasaları mı, binlerce masum insanın ölümüne sebep olacak savaş kararları alanları mı alkışlıyorsun? Söylesene ne yapıyorsun ellerinle?

İnsanların hayatlarını en kolaylaştıran uzuvlarından biri eller.  Uygarlığın başladığı o ilk dönemlerde hayatını idame ettirmek için ilk aleti eller. Bir zamanlar ağaçtan meyve kopartıp, barınacağı yuvaları yapmak için çalı çırpı toplayan, mağaraların duvarlarına resimler çizen, pusu kurup avına fırlattığı oku tutan eller…

Ellerinle en çok ne yapıyorsun, yapmak zorunda olduğun işleri mi yoksa yapmak istediklerini mi? Ne yapıyorsun ellerinle, seni insanlığından uzaklaştıran eylemlere mi eşlik ediyor onlar yoksa hayatını ve diğer insanların hayatlarını kolaylaştıran eylemlerine mi yardımcı oluyorlar. Bir iki dakika soyutla kendini gerçekliğinden ve gözlerini yöneltsene ellerine…

Bir kadına dayak mı atıyorsun o ellerinle, yoksa ekmeğini çıkarmak için kazma mı sallıyorsun tüm gün? Işıklar kapandığında küçük kızının cinsel organını mı avuçluyorsun yoksa ruhunun fısıldadığı mısraları kâğıda döktüğün kalemi mi tutuyorsun? Söyle ne yapıyorsun ellerinle?

İnsan evladının ilk aleti olan eller ne kadar çok iyiliğe ve o kadar çok kötülüğe hizmet ediyor öyle değil mi? Bebeğinin yemeğini yedirirken, bir koşu gidip ocaktaki yemeği mi karıştırıyorsun? Yoksa ofise yetişmesi gereken raporu düzenlerken, kendine bir kahve mi hazırlıyorsun, ütüyü yaparken, makineden bitmiş çamaşırları mı çıkartıyorsun? Yoksa Planladığın şekilde karını öldürdüğünde ne kadar ceza alacağını mı araştırıyorsun bilgisayarda?

Ya emekçi eller, tüm gün çöpleri karıştırıp kâğıtları ayrıştıran, makine başında sabahtan akşama kadar kutu katlayan, marketlerde reyon düzenleyen, tarlada çapa kazan, tamirhanede lastik değiştiren, ameliyat masasında insanları iyi etmeye çabalayan eller.

Bundan tam 165 yıl önce 8 Mart 1857 tarihinde New York’ta 40.000 dokuma işçisi kadın insanlık dışı çalışma şartlarını protesto etme için grev başlatırlar. Cotton fabrikasındaki kadın işçilerin sendika aktivistleriyle dayanışmalarını engellemek için patronlar ve yandaşları onları fabrika binasına kilitler.  Derken bir yangın başlar ve 129 işçi yanarak ölür. 1910 yılında Kopenhag'da 2, Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Alman Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkİn, 8 Mart 1857'de yangında ölen kadın işçiler anısına bu günün "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını önerir ve bu öneri oy birliğiyle kabul edilir.

Ne yapıyorsun ellerinle? Ütülü gömlek bulmadığında,  yemek zamanında pişmediğinde, ya da sen geldiğinde evde olmadığı için çemkirdiğin karına hediye niyetine çiçek mi topluyorsun ellerinle dünya kadınlar günü diye,  yoksa çalıştığın firmanın satışları artsın diye bu güne özel reklam kampanyası mı düzenliyorsun?  Kadınlar gününde şu şu ürünlere bu kadar indirim diye, ve bunu yaparken  “emekçi kadınlar günü tüketime malzeme yapılacak bir gün değildir ki, binlerce kadının kan, emek, ter ve canlarıyla ödedikleri bedelin simgesi bir gündür” diyen zihnindeki ağrıyı dindirmek için başını mı ovuyorsun ellerinle? Söylesene ne yapıyorsun ellerinle…

Ne yapıyorsun ellerinle? Emeğinin sömürülmesine karşı protesto edenleri mi copluyorsun, yoksa çocuktan gelin olmaz diyen kadınlara gaz mı atıyorsun? Ellerinle sebep verdiğin acılar zihnine üşüşmüyor mu hiç? Bir gün önce haince copladığın emekçinin yüzü belirmiyor mu aynada, sen saçını tararken elindeki tarakla?

Bundan tam 111 yıl önce 1911 yılında, 500 işçi Triangle gömlek fabrikasında kendilerine verilen kotaları doldurmaya çalışıyorlardı.  Kadınların elleri ya gömleklerin kenarlarındaki iplikleri temizliyor, ya pakete konmak için gömlekleri katlıyor ya da gömleklerin son ütülerini yapıyorlardı.  İçlerinde 12-13 yaşlarında çocuklar da vardı. Burada çalışmakta olan 500 kadın ki, çoğu göçmen kadınlardı.  60-72 saatlik mesainin karşılığında sadece 6-7 dolar gibi komik bir ücret alıyor ama yaşamlarını idame ettirmek için gerekli olan o komik parayı hak edebilmek için de var güçleriyle yükleniyorlardı ellerine.

 25 Mart günü mesailerinin bitimine sadece 15 dakika kalmıştı. Fabrika içinde sigara içmenin yasak olmasına karşın, binanın 8. Katında yangın çıktı. Kumaş yığınları ve kâğıtlar hızla alev almaya başladı. Triangle gömlek fabrikası 10 katlı binanın üstteki 3 katını kapsıyordu ve çalışma şartları çok ağırdı. Ve kapılar işçilerin içeriden malzeme çalmalarını engellemek için dışarıdan kilitleniyordu. Birkaç saniye içinde kolayca alev alabilen paçavralar alevler içinde kalmıştı. Herkes can havliyle kapılara yöneliyordu. Gencecik kızlar ya kapıları yumrukluyor, ya da çığlık çığlığa bağırıyorlardı.

Bazı işçiler binada bulunan çalışır vaziyette olan 2 asansörden birine binip canlarını kurtarabilmişlerken, 10. Katta bulunan büro çalışanları terasa çıkarak yan binaya atlayıp kurtulmayı başarmışlardı. İşçiler canla başla ellerindeki su kovalarıyla yangını söndürmeye çalışıyorlardı ama artan ısı ile birlikte fabrikanın içi artık alev almış bir kazanı andırıyordu. Binadaki tek yangın merdiveni artan ısı yüzünden eğrilmiş ve basamakları kullanılamaz hale gelmişti. Ağırlığa dayanamayan merdiven son çıkış ihtimalini de ortadan kaldırıp 20 kadının ölümüne neden olarak çöktü. Tam donanımlı bir itfaiye aracı binanın önündeydi ama en uzun merdiven ancak 6. Kata kadar ulaşıyordu. Yaşam ve ölüm arasında sıkışmış, çığlık çığlığa kadınlar son ihtimale doğru yönelerek camlara akın ettiler. “yeni bir ses öğrendim, aklınızın alabileceğinden daha korkunç bir ses” diyordu aşağıdan yangını dehşet içinde izlemekte olan gazeteci William Shepherd.  Bedenlerin kaldırıma çarparken çıkardıkları sesi…

Dışarıdaki kalabalık, aşağıya düşen bedenleri tek tek görüyordu ve yükseklik neredeyse 20 metreye ulaşmışken camlardan ölüme atlamak için sırasını bekleyen kızların yüzlerinde ve saçlarında alevler dolaşıyordu. Kadınlar ardı ardına camdan aşağıya atlarlarken, İtfaiyecilerin atlayanları tutmak için açtıkları ağ yırtılmıştı ve atlamamaları için yukarıdakilere bağırıyorlardı ama cam kenarında sırasını bekleyen kadınların artık başka çareleri yoktu. Gömlek tutan eller artık camdan aşağı atlarken birbirlerinin ellerini tutuyordu. Kimileri elleri ile yüzlerini kapatmıştı, belki de son bir yaşam umuduyla yüzlerine bir şey olmasın istiyorlardı. Ve o gün fabrikada çalışmakta olan kadınların 62 tanesi camdan aşağı atlayarak yaşamlarını yitirmişken, fabrikada çalışan 500 işçinin üçte biri hayatlarını kaybetmişlerdi.    En acısı da bu kadınların birçoğunun daha iyi yaşam koşulları için çok değil 1 sene evvel greve gitmiş kadınlar olmalarıydı.

Peki, şimdi farklı mı koşullar? İşyerlerinde kadınlara taciz vakaları çok fazla olmasına rağmen, yönetim tarafından görmezden geliniyor, artan hayat pahalılığına rağmen düşük ücret zammı ile karşı karşıya kalan işçiler tazminatlarını düşünerek işyerlerinden ayrılmaya cesaret edemiyor,  kreş açması gerektiği halde işyerleri kreş açmıyor. Kart bastırılarak mesai bitiminde işten çıkmış gibi gösterilen işçiler mesai ücreti verilmeksizin tezgâhlarının başlarına geri döndürülüyor. Yetmiyor KOD 29 gibi birbirinden haksız fesih kararlarıyla emekçiler işlerinden ediliyor      

Katledilen, yok sayılan, görmezden gelinen, emekleri sömürülen, eşit işe eşit ücret alamayan, cam tavan sendromuyla mücadele eden, sendikal hak mücadelesinde ötekileştirilen, saçı uzun aklı kısa görülen, iş kazalarında yaşamını kaybeden, hamilelikleri takvimle planlanmış olan, karar mercilerinden uzak tutulan, her daim ucuz iş gücü olarak görülmüş kanıyla, canıyla, emeğiyle teriyle erk zihniyete karşı çağlar boyu mücadele vermiş ve vermekte olan dünyanın tüm kadın işçileri emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun.

Hey sen, oradaki… Ne yapıyorsun ellerinle? Tıkış pıkış bindirildikleri arabada Corona önlemlerine uyulmayıp, maske takılmamasına itiraz ettiği ve bu olayı görüntülemeye çalıştığı için gözünün kör olmasına neden olduğun 60 yasındaki tarım işçisi Altın Erdoğan adlı kadın işçiyi mi yumrukluyorsun? Ortalama 300 TL civarında olup çeşitli nedenlerle ödenmeyen nafakanın kaldırılması için açılan kampanyaya imza mı veriyorsun? Tecavüzcüleri, katilleri serbest bırakıp, fikirlerinden ötürü masum insanları hapishanelere tıkan yasaları mı, binlerce masum insanın ölümüne sebep olacak savaş kararları alanları mı alkışlıyorsun? Söylesene ne yapıyorsun ellerinle?

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Savaş, Hafıza ve Toplumsal Cinsiyet
    Dün Sırbistan, Japonya, bugün Rusya ya da yarın herhangi başka bir yer. Ülkeler değişir ama asla değişmeyense eril zihniyetin savaş meydanlarındaki tezahürüdür. Bir bakmışsınız bugün kurban gibi görünen bir ulus,…
  2. Eril Aktörlerin Yitik Kurbanları
    Kadınları namus, ahlak ve sadakat kemerleriyle eve bağlayan Nazilerin erkeklerinin lugatlarında sadakat, sadece birer propaganda aracıymış tabi ki. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin liderlerinden Heinrich Himmler’in sekreteri Hedwig Potthast ile…
  3. Metaverse dünyasında kadınlar ve taciz.
    Gece dışarı çıkma, kalabalıklara karışma, onu bunu giyme derken şimdi de sanal âlemde kimliğini gizle. Peki, ama neden? Kadınlar bin yıllardan beri kendilerine reva görülen sessizlik ve toplumun dışında tutulmayla…
  4. Sen Ne Çektin Be Havva
    Sen ne çektin be Havva… Canın çekti bir elma yedin. Sonra Âdem’e de ikram ettin. Âdem de hayır demeyip yedi. Üstüne kovuldun cennetten ama ikramiye sana kaldı, o gün bir…
  5. Başarılı kadınların enselerinde vızıldayan erkekler
    Tamer Karadağlı Türkiyeli izleyiciler tarafından kültürel kodlarımızın bir tezahürü olan taş fırın erkeği tiplemesi ile akıllarda kalmış bir sanatçıdır.  Yaşanan böylesi bir olayda,  taş fırın erkek kimliğinden soyunup sanatçı kimliğine…
  6. Özgürlüğe Pedallayın Kadınlar!
    Sufrajetlerin önemli ismi Susan Anthony: “Bisikleti yönetmeyi başaran bir kadın, hayatı da yönetmeyi başaracaktır” sözü ile kadınların bisiklet mücadelelerine verdiği destek ile güç katmış ve  “Dünyadaki kadınların eşit haklara ulaşması…
  7. Kadın Katillerini Yetiştiren Kim?
    Her gün en az 3 kadının öldürüldüğü, kadın katillerinin korunduğu, kadınların yaşam haklarını savunmak için kuş misali çırpındıkları bir ülkede yukarıdaki sözleri söyleyenin bir kadın olmamasını çok isterdim ama gene…
  8. Kadınların Sahnesi Yeni Başlıyor
    Son zamanlarda tüm dünya kadınlarını da içine alarak belki, ama en çok da kendi ülkemin kadınlarını düşününce görüyorum ki, hep kanlı oyunların başrolünü oynamak biz kadınlara düşüyor. Ve maalesef ki,…
  9. Makbul Analık Sorgusu
    Makbul Analık Sorgusu
    9 Şubat 2021
    Aile yapısının sağlamlığının göstergesi, AKP hükümetinin 2012-2019 yılları arasında %1400 artış göstermiş olan kadın cinayetleri midir? Evlenme oranları azalırken, boşanma sayılarının her geçen gün hızla artış göstermesi midir? Yoksa, aile…
  10. Bir Sonra Katledilecek Kadın Ya Sen İsen?
    Evet, bir sonrakinin sen olma olasılığı çok yüksek, senin olası katilinin de bir kravat, iki pişmanlıkla davasının en kısa sürede kapanması da çok olası. Velev ki, katledilen sen olmasan dahi,…
  11. Taciziniz Batsın
    Taciziniz Batsın
    12 Aralık 2020
    Kadınlar katlediliyor, “acaba ne yaptı da adam onu öldürdü?” diyorlar, kadınlar taciz ediliyorlar, tacizcileri“e sen de böyle elbise giymeseydin“ diyor, kadınlar tacizcilerini açıklıyor. Tacizciler çıkıp özür diliyor, ''e adam özür…
  12. Melek Kobra, Tiyatronun Unutulmuş Kadınlarından
    Eril sistemin eril tarih yazını pek sevmez, yaşadığı dönemde bin bir türlü zorluğa rağmen başarı göstererek tarihe adını yazdırmış kadınları gelecek nesillerle buluşturmayı. İşte Melek de onlardan biri. Hayatının bir…
  13. Bazı Kelebekler Ölümsüzdür; Mirabel Kardeşler
    1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda Mirabel Kardeşlerin katledildiği gün olan 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul edilir. Mirabel kardeşlerin hikâyesi çok kişi tarafından biliniyordur…
  14. Tarla Kuşu
    Tarla Kuşu
    22 Kasım 2020
    Bazıları için bu kadar zor olmasa keşke hayat. Yakılarak, satırlanarak, betona gömülerek, makasla boğazı delinerek, pompalı tüfekle, bıçakla ve bilumum aletlerle katledilerek yaşamları ellerinden alınan ve bugün sadece kadın cinayetleri…
  15. Madımak ve insanlığı yakan zihniyet
    Kurduğunuz sistemlere yakıt olması adına yaktığınız ateşlerle katlettiğiniz canların yaşanmamışlıklarında nefes aldığınız her an, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasıdır. Yanık et kokusu burnunuzdan hiç eksik olmasın, lakin yanan insan tarafınızdır...…
  16. Kadınlar ve bekçiler
    Kadınlar ve bekçiler
    7 Haziran 2020
    Tüm toplumu tehdit eden bu oluşum, bilhassa kadınlar açısından çok tehlikeli sonuçlara varabilecek bir kurum haline gelecektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini hedeflemeyen hiçbir uygulama kadınların yararına olmayacaktır. Kentlerin cinsiyetleri vardır ve…
  17. Kesişen Hayatlarımız
    Kesişen Hayatlarımız
    5 Haziran 2020
    Bugünden geçmişe bakınca ne denli acıyor içim bir kadın olarak; Antik Yunan’da vatandaş sayılmayan kadınlar, Roma’da kuluçka makinasından başka işlevi olmayan, yasal işlemleri için vasi tayin edilen kadınlar. Ortaçağ’da  acımasızca…
  18. Zordur ülkemde işçi kadın olmak
    Siz hiç yangından kurtulmak için 8. Kattan atlayan  kadınların yere çarpan  bedenlerinin sesini duydunuz mu? Siz hiç parmağınızı kaptırmamak için makineden elinizi çektiğinizde ücret kesintisine uğradınız mı? Siz hiç, kibrit…
  19. Covid-19 bahanesiyle ötekileştirilen kadınlar
    Hangi birini konuşalım, evde şiddete maruz kalınca darp raporu almak için  “ya virüs bulaşırsa” korkusuyla doktora gidemeyen kadınları mı, yoksa  annesine şiddet uygulayan babasını, ”ya virüs bulaşırsa” korkusuyla  vicdanen şikayet…
  20. 8 Mart’ın Ardından: Tarih Yazıp Figüran Olmayan Kadınlar
    Birleşik Metal İş Sendikası Kadın Komisyonu'nun 8 Mart feminist gece yürüyüşünün hükümet yetkilileri tarafından engellenmesinin hemen ardından tutum belgesinin açıklaması ve sendika kadın komisyonunun “kadın dayanışması yaşatır, yanınızdayız” pankartı, kadın…
  21. 'Yeter Artık, Kapat Çeneni'
    Kapatıyor gözlerimi ve tüm dünya kadınlarını düşünüyorum.. Sayılar uçuşuyor zihnimde, 407, 440, 474… Cansız bedenleri ile gazetelere manşet olan, kâh sokak ortasında satırla doğranan, kâh saatlerce işkence görüp, vücudu parçalara ayrılan,…
  22. Şiddetin Gölgesinde Dans eden Kadınlar
    Bugün sistemin kapısına gidip “ beni kurtarın” diye yalvaran Ayşe Tuba Arslan, tam 23 kez şikayet dilekçesi veriyorsa bu sisteme ve akabinde sokak ortasında satırla doğranarak öldürülüyorsa sistem çoktan erozyona…
  23. Kadınlar: Ateş hattında Varolmak..
    25 Kasım’da Taksim Meydanında Olmak Neden Bu Kadar Önemli?-- Eril sistem gerek medya, gerek kolluk kuvvetleri, gerek eğitim sistemi ve gerekse üzerinde istediği gibi oynadığı yasalarıyla ülkedeki tüm kadınlara topyekûn savaş…
  24. Tüm çocuklar için biraz umut ve Rabia Naz için de Adalet.
    Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıydı. 23 Nisan, neşe doluyor insan diye başlamak isterdim ama sokaklarda ayakkabı boyayan küçücük çocukların boyalı elleri geliyor aklıma, okul sıralarında olmaları gerekirken…
  25. Diren Sanat, Mutlu Yıllar Türkiye…
    Bu ülkede heykellere tecavüz girişiminde bulunuluyor mesela. Şaka değil bu. Türkiye’nin ilk balerini Meriç Sümen heykeline saldırıda bulunup tecavüz etmeye kalkmadılar mı? Hatırlarsınız, Bursa Cumhuriyet Caddesi’ndeki Kitap Okuyan Kız Heykeli “kızları…
  26. Mağduriyet soslu bir masal: Nafaka
    Siz bugün nafaka konusunda mağduriyetleri gidermek adına düzenleme yapacağız derseniz. O zaman hangi mağduriyet diye sormamız gerekir. Bu kadınlar neden boşanıyorlar bir kere ona bakmak lazım. Bir Varmış, bir yokmuş……
  27. Karma eğitim karmaşası
    Karma eğitim karmaşası
    15 Eylül 2018
    Bazı vatandaşların tercihlerine saygılı olmak adına karma eğitime alternatif olarak Haremlik- Selamlık uygulaması ile eğitimde tercihleri çoğaltıyoruz demenin, kadına şiddeti önlemek adına onları pembe otobüslere tıkmayı bir seçenek olarak sunmaktan…
  28. Adnan hoca basın özgürlüğüne bir darbe daha indirmenin kılıfı oldu
    Hükümet televizyon kanalları üzerinde kurduğu kuşatmayı internet üzerinden yapılacak olan yayınlara da uygulayacak. Halkın muhalif yayınlara ulaşması engellenecek. Bir zamanlar Altın Nesil yetiştirme çabaları vardı, şimdi de Bilal Erdoğan’ın deyimiyle ‘Erdoğan…
  29.  'Eyy' ve 'Ulan', kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar
    Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın artışında “Eyy” ve “Ulan”la başlayan cümlelerin yarattığı iklimin bir ilintisi olabilir mi? Her güne aklımızın sınırlarını zorlayan yeni bir haberle uyanıyoruz. Yürek kaldırmıyor artık. İki…

ANALİZ

ANALİZFaşist MHP Kapatılmalıdır!

Faşist MHP Kapatılmalıdır!Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile…