Karanlığın Ustası; Michelangelo Merisi Da Caravaggio

Emel Sancaklı

20 Şubat 2021
Karanlığın Ustası; Michelangelo Merisi Da Caravaggio

Caravaggio’nun resimlerinde siyah renk çok baskındır. Büyük yüzleri aydınlatan kuvvetli ışığın yerine, önemli noktaları kısmi aydınlatan cansız bir ışık gelmiştir. Resimlerinde karanlık hâkim, belirsizlik ve melankolik atmosfer daha yoğundur.                                                  

Çalkantılı yaşantısı ve eserleriyle Michelangelo Merisi Da Caravaggio‘nun hayatına genel bir bakış yapabilmek için o dönemin sosyal ve politik yapısına, din ve sanat ilişkisine, 1600’lerin Roma’sına kısaca değineceğim.

Din, sanat ve iktidarın iç içe geçtiği 1600’lerin Roma’sındayız. Protestanlarla Katolikler arasındaki çatışma,  dönemin en büyük kentlerinden olan Roma’nın sonunu hazırlarken, halk yoksulluk ve sefalet içinde yaşamaktadır. İnsanların sefaletine kulaklarını tıkayan Katolik Kilisesi, Tanrının gökyüzündeki ihtişamını yeryüzünde yansıtma arzusu ile her yeri büyük ressamların resimleriyle süsler. Protestanların saldırıları ile yıkılıp yakılsa da, kiliseler daha sonra tekrar inşa ettirilerek, neredeyse Katolik inancının ayrılmaz parçası haline gelmiş olan resimlerle tekrar süslenirler.

O yıllarda Roma sokakları; sokak kadınlarının, serserilerin, kavgacı insanların ve acımasız askerlerin dünyası. Her yer sarhoş, hırsız, dilenci ve katillerle dolu. Öyle ki, Caravaggio’nun Roma’sı adeta insanları suç işlemeye itiyor diyebiliriz.

Caravaggio, Rönesans döneminin bitişine denk gelen dönemde doğup yetişir. 16.yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da sanat değişmeye başlar. Rönesans sanatının temel kurallarını reddeden, figürleri uzatarak deforme eden, perspektif kuralını gerçekçilikten uzak tarzda uygulayan “Maniyerizm”e doğru yönelinir ve Barok resim sanatı, Katolik Kilisesi’nin koruyuculuğunda 17. Yüzyılın ilk yarısında Roma’da çıkıp, tüm Avrupa’ya yayılır.

Barok resim sanatının en önemli özelliklerinden biri dinsel konuların yoğun bir şekilde ve kilisenin baskısı altında kilisenin sınırlandırdığı şekiller içinde ele alınmasıdır. Barok sanat akımının ilk büyük sanatçısı Caravaggio’dur.

Michelangelo Merisi da Caravaggio, 29 Eylül 1571 yılında İtalya’da, Milano’nun Caravaggio kasabasında doğdu. Soy ismini doğduğu kasabadan aldı. Babası o bölgede yaşayanların topraklarına bakan orta halli, saygı değer, sevilen birisiydi.  Çağın korkunç hastalığı vebadan babasını ve büyükbabasını kaybettiğinde 5 yaşındaydı. Veba salgını o denli yoğun yaşanmıştı ki,  Kuzey İtalya nüfusunun beşte biri bu salgında yok olmuştu.19 yaşına geldiğinde Caravaggio annesini de kaybedince kardeşleriyle yaşadığı evi satarak şehri terk eder. Yetim kalan Caravagio’nun saldırgan ve kavgacı kişiliğinde çocukken yaşadığı travma ve kayıpların etkisinin çok büyük olduğu söylenir.

Caravaggio’nun resimlerinde siyah renk çok baskındır. Yapmış olduğu farklı resimlerle oldukça ilgi çeker. 1593 yılında ressam Roma’ya gelir. Olağanüstü yetenekli, azimli bir genç olan Caravaggio da büyük bir sanatçı olmak için gereken tüm vasıflar bulunmaktadır. İlk olarak heykellerin resmini yapmaya başlar ve Raffaello gibi büyük ustaların kopyalarını da yapar. Bu çalışmalar sonucu kendine özgü bir sanat anlayışı geliştirir. Kusursuz formla ideal güzelliği yakalar ve gizemli figürleri ustalıkla tuvale aktarır. 

Caravaggio taslak yapmaz, modelini sokakta bularak stüdyosuna götürür kendi anlayış biçimine göre yönlendirir. İlgi çekmek için siyah bir giysi giymeye başlar ve paramparça olana kadar o kıyafeti üzerinden çıkarmaz. Caravaggio ve arkadaşları o dönemin ressamları için büyük tehdit oluşturur. Bu saldırgan yaşam tarzı, sanatında zirveye çıkabilecek yeteneğe sahipken adeta leke gibi üzerine yapışır. Yaşı ilerledikçe daha huzursuz ve dengesiz bir kişiliğe dönüşür.  Sokaklar adeta onun yaşam alanıdır. 

Ağır bir hastalığa yakalanarak altı ay sonra eski sağlığına kavuşur.  Bu günlerde “Hasta Bakus’u” resmeder. Uzmanlar bu melankolik resmin, kendi portresi olduğunu söyler.  Caravaggio’nun başı beladan kurtulmaz. 1606 yılında bir kavga sırasında Roma’nın kenar mahallelerinden birinde bir çete liderini öldürür. Ölüm cezasından kurtulmak için Roma’dan kaçar.  Caravaggio kavga sırasında başından ağır bir darbe alır. Önce Napoli’ye gider, ardından Malta’ya geçerek orada sekiz ay kalır. Malta Şövalyeleri’nin lideri için muhteşem resimler yapar.  Malta’da sadece beş ay sakinlik içinde yaşar, fakat beş ayın sonunda bir kavgaya karışarak hapsedilir. Kapatıldığı zindandan büyük bir ustalıkla kaçmayı başarır.  1608 yılında Sicilya’ya geçer. Burada çok önemli resimler yapar.  Kendisi için en güvenli yerin Napoli olduğunu düşünür ve Napoli’ye döner. 1609 yılında bir kavgada öldüğüne dair haber Roma’ya ulaşır.  Bir meyhanenin dışında saldırıya uğrar ve ağır yara alır.  Bu saldırının Malta Şövalyeleri tarafından yapıldığı sanılmaktadır.  

Malta’da bulunduğu dönemde kendisine iyi davranan Alof de Vignacourt’tan özür dilemek için şövalyelerin koruyucusuna “Vaftizci Yahya’yı" başını elinde tutar şekilde yeniden yorumlayarak gönderir.  Bu resimdeki kesik baş aslında kendi portresidir. Kendine verilen ölüm cezasını çağrıştırmaktadır.  Pişmanlığını ve affedilme isteğini yansıtmıştır. 

Caravaggio’nun Sicilya ve Napoli’de yaptığı resimlerin etkileyici üslup değişikliği dikkat çekmektedir. Büyük yüzleri aydınlatan kuvvetli ışığın yerine, önemli noktaları kısmi aydınlatan cansız bir ışık gelmiştir. Resimlerinde karanlık hâkim, belirsizlik ve melankolik atmosfer daha yoğundur. 

Sanatçı 1610 yılında papalık tarafından affedilme umudu ile Roma’ya doğru giden bir gemiye biner. Gemi Palo limanına yanaşınca, Papalık muhafızlarınca karaya çıkarılır ve Caravaggio hapse atılır. İki gün sonra serbest kalır. Ancak gemi ressamın eşyaları ile birlikte çoktan yola çıkmıştır. Caravaggio gemiye yetişebilmek için 200 km yürüdükten sonra sahilde baygın bulunur. Hastaneye götürülür. 18 Temmuz 1610 tarihinde Roma’ya dönerken İtalya’nın Toscana bölgesinde sıtmadan 39 yaşında ölür.

Sanatçının bazı eserlerini görmeye ne dersiniz?

Genç Hasta Baküs

Genç Hasta Baküs, ressamın 1593-1594 yılları arasında yaptığı 67 cm’ye 53 cm ölçülerinde olup, günümüzde Borghese Gallery and Museum’da bulunan eseridir. Koyu arka zemin ile oluşturulan resim, ışığın katı nesnelerin üzerine düşerek oluşturduğu kısa gölgelerin etkisiyle izleyicide hacim ve boyut hissi uyandırmaktadır. Gri rengin hâkim olduğu bir masanın yanına yan oturmuş olup, elinde muskat üzümleri olan Baküs’ün, üst soldan açıkta kalan omuzuna ışık düşüyor. Masanın üzerinde de, şarap yapmaya elverişli iki tane şeftali ve mor renkli üzüm salkımı görüyoruz. 

Ressam eserlerinde günlük yaşamdan sahneleri,  rengi ve gölgeyi sade ve gerçekçi bir dille betimler. Gece resimleri deyince ilk akla gelen ressamların başında yer alan Caravaggio, kendinden sonraki ressamları derinden etkilemiştir. Eserleri sanat dünyasında devrim yapacak nitelikte olup, ışığın kullanımında yenilik getirir.  Karanlık alana tek kaynaktan kuvvetli ışık vermeyi tercih eder Caravaggio

Baküs

Baküs; bereket ve bitki tanrısı olmakla birlikte şarap bağ bozumu tanrısı olarak da bilinir. Caravaggio Kardinal  del Monte’nin isteği ile bu resmi yapmıştır. Caravaggio modelleriyle asla gün ışığında çalışmaz. Onları tepeden ışık alacak şekilde karanlık, kapalı bir mekânda oturtarak çalışır. Böylece vücudun önemli kısımlarını aydınlatarak, diğer bölgeleri karanlık bırakır.  

Ressam resimde saçlarında üzüm ve asma yaprakları ile klasik tarzda yatan genç Baküs’ü gösterir. Baküs gevşek bol dökümlü bornozunun ipini parmaklamaktadır. Caravaggio’nun Baküs’ü çok dünyevi bir tanrıdır. Güçlü kuvvetli delikanlı sizce de bornozu çıkarıp atacak hissini uyandırmıyor mu?  

İsa Peygamber’ın Gömülüşü

Ressamın Vittrice ailesi için yaptığı İsa Peygamber’in gömülüşünde yoğun bir karanlık hâkimdir.  En aydınlık ve büyük figür, İsa Peygamber’in vücududur. Meryem Ana ve Mecdelli Meryem, hüzünlü bir teslimiyet içindedir. İsa Peygamber’in cansız elinden, sağ üst köşedeki, yaşadıklarına isyan edercesine kollarını yukarıya doğru kaldırmış kadın figürüne doğru geçiş, ölümden yaşama doğru geçişi vurgulamaktadır. Ressam tüm figürleri büyük gerçekçilikle betimlemiştir.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Resim Sanatının Usta İsmi Mehmet Güleryüz
    Türkiye’deki sosyo – kültürel dille dışa vuran,  resimden desene, heykelden  gravüre, tiyatrodan performansa  uzayan,  zengin  bir ifade arayışının gelişim ve dönüşümlerle ışık tutan ismidir Mehmet Güleryüz. Güleryüz, 1980’li yıllarda izlenimciliğe…
  2. Tabuları Yıkan Kadın Ressam; Mihri Müşfik
    Türkiye’de çağdaş resim çalışmalarını ilk başlatan kadın ressamımız Mihri Müşfik’tir. Kadınların ötekileştirilip, yok sayıldığı dönemlerde yaşamış bir kadın ressam olarak var olma mücadelesini hayatının sonuna kadar sürdürmüştür. Osmanlı İmparatorluğu’nda Saray’a yakın…
  3. Resim Sanatının Filozofu Rembrandt
    17. yüzyılın en büyük Flemenk ressamı, Barok döneminin devidir. Yenilikler yapma yolunda gösterdiği yetenek onu birçok çağdaşından ayırır. Belli öğeleri, daha fazla aydınlanmış ışığı doğru ve hızlı biçimde kullanır. Asimetri…
  4. Rönesans'ın Dehası: Leonardo Da Vinci
    Da Vinci, Padişah II.Beyazıd'a şöyle yazar: İstanbul'dan Galata'ya uzanan bir köprü yapmak istediğinizi, yapabilecek biri bulunmadığı için köprüyü yapamadığınızı duydum. Ben nasıl yapılacağını biliyorum. Dünyaca ünlü bilim insanı ve sanatçı…
  5. Yağlıboyanın mucidi ressam: Jan Van Eyck
    Jan Van Eyck resim sanatında yüz çizgileri ve özelliklerini yansıtarak “Flaman resim tekniğini” ortaya çıkarmıştır.  Gotik dönemin etkisi altında olan Flaman resim sanatını zenginleştirmiş, perspektifi Flaman resim sanatına ekleyerek resim tarihinde kalıcı…

ANALİZ

ANALİZSon HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet Özgen

Son HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet ÖzgenHDP'nin 2014-2015 MYK'sı tutuklandı.. Saraydan talimat alan savcının gerekçesi Kobani protestolarına dayanıyor.…