Vicdan yoksulu siyaset ve yargı

Rahmi Yıldırım

12 Mayıs 2018
Vicdan yoksulu siyaset ve yargı

Siyaseten girmedik delik bırakmayan Doğu Perinçek, Türkiye’de yargının hiçbir zaman AKP dönemindeki kadar iyi işlemediğini söylemişti.

Öyle çok uzak bir geçmişte değil, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nü eleştirirken,“Türk yargısı son 50 yılın altın devrini yaşıyor” demişti Perinçek. (Her zaman övündüğü “hukukçu” kimliğiyle bütün dosyaları ne zaman incelediyse), hapiste olanların tamamının PKK’lı ya da FETÖ’cü olduklarını öne sürmüş; “Şu an yargı tarafsız, ‘Ak Parti’nin yargısı’ tartışmaları yersiz. Bundan daha iyi yargıyı nereden bulacaksınız?” diye eklemişti.

Bu ülkede yaşayıp da Doğu Perinçek’in söylediklerine inanan çıkmış mıdır acaba? Hatta Perinçek bile kendi söylediklerine inanmış mıydı? Sahi, bir insan inanmadığı şeyleri hangi süfli çıkarlar uğruna söyleyebilir? Perinçek’in övgüsünü AKP Genel Başkanı Erdoğan duyduğunda ne düşündü kim bilir?

 Erdoğan’ın o tarihte ne düşündüğü bilinmese de, kendi yargısı hakkında bugün ne düşündüğü ortada. Malum, 24 Haziran’da başkanlık seçimi yapılacak; Erdoğan da her vesileyle vaatlerini sallıyor: “Yeni dönem daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük, daha güçlü hukuk devleti dönemi olacak; yürütmenin daha etkin, yasamanın daha itibarlı, yargının daha bağımsız hale geldiği bir dönem olacak.” (24 Nisan 2018 tarihli AKP Grup Toplantısı)

Ülkeyi 16 yıldır tek başına yöneten siyasetçinin bu vaatleri üzerine ne söylense yetmez. İlk olarak, bu vaatlerin itiraf olduğu düşünülebilir ki, gerçekten de itiraftır. Yanıt olarak “Daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük, daha saygın parlamento, daha bağımsız yargı için elini tutan mı vardı? On altı yılda yapamadın da şimdi mi yapacaksın?” diye sorulabilir. Yine yanıt olarak, Osmanlı sadrazamlarından Koca Ragıp Paşa’nın şecaat arzı kastıyla itiraf edilen kabahatlere dair dizesi de anımsatılabilir ki, ben anımsatmayayım. Ne olur ne olmaz! Zira Doğu Perinçek’in övgüsünün tersine, AKP döneminin yargısı ne bağımsız ve tarafsız ne de altın devrini yaşıyor.

EN TARAFLI VE KEYFİ YARGI

Sadede gelecek olursak; bir ülkenin nasıl yönetildiğini anlamak için bakmanın yeterli olduğu kurumlardan biri de yargıdır. Yargı nasılsa, ülke ve iktidar da öyledir; tersi de doğrudur. 

Ülkemizde yargı hiçbir zaman bağımsız değildi; mahkemeler hiçbir devirde ciddi anlamda hak arama kapısı olmadı. Hele temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda yargı, diğer devlet erkleriyle ittifak içinde özgürlüklerin celladı rolünü oynamaktan geri durmadı. Yine de insaf ile söylemek gerekirse, yargı AKP dönemindeki kadar taraflı ve bağımlı olmadı, keyfi davranmadı.

Kişisel tarihimden örnek vereyim; 12 Eylül faşizminin sıkıyönetim mahkemesinde, sanıklarının çok büyük çoğunluğu askerlerden oluşan THKP/C davasında yargılandım. Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs suçundan, yani ünlü 146’ncı maddeden cezalandırılmamız isteniyordu. Cunta şefi (ismi lazım değil) kaç kere “onlara hain demeyi bile az bulurum” diyerek bizi hedef gösterdi. Cezaevlerindeki zulmün işkencenin simgesi olarak bize zorla giydirilen tektip elbiseyi mahkeme salonunda yırtıp attık. Buna karşın, sıkıyönetim mahkemesi beraat kararı verdi. Aynı iddianameyle AKP döneminde yargılansak, müebbet hapse hüküm giyerdik.

FETÖ YARGISINDAN AK YARGIYA

Dediğim gibi, yargı AKP dönemindeki kadar taraflı ve bağımlı olmadı, keyfi davranmadı. AKP sözcüleri ve Perinçek, kabahati FETÖ’ye yıksalar da mal meydanda. FETÖ yargıdan temizlendi ama durum değişmedi. Bu dönem yargısı (nasıl adlandırılacağı tartışılır; RETÖ yargısı demeyelim de AK yargı diyelim), FETÖ yargısından kaptığı marifetle insanları süründürmekten, hayatını karartmaktan geri durmuyor. FETÖ yargısı döneminde insanlar “bilmeden terör örgütü üyesi” olmakla suçlanabiliyorlardı; AK yargı döneminde özde değişiklik olmadı.

Bilmeden örgüt üyesi olunur mu? FETÖ yargısı devrinde olunuyordu. Birbirleriyle en ilgisiz kişiler Ergenekon davalarında sanık sandalyelerinde buluşturuluyordu. Genelkurmay Başkanı ile PKK hükümlüsü, Cumhuriyet Gazetesi sahibi ile gazeteyi bombalayan saldırgan... Liberaller Ergenekon operasyonlarını “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diye alkışlıyorlar, devrin Başbakanı Erdoğan “Ergenekon’un savcısı” olmakla övünüyordu. Erdoğan’ın ortağı Fetullah’ın gazete ve dergileri, “Ergenekon’a vurdukça ses PKK’dan geliyor” gibi başlıklar altında, Ergenekon ile PKK arasındaki derin ilişkiyi deşifre ediyorlardı! Ne ki, birbirleriyle ilgisiz kişilerin Ergenekon torbasına doldurulmasına tutarlı bir açıklama getirilemiyordu. Tutarlı olmasına ihtiyaç duyulmayan açıklama, dönemin Tarafgazetesi yazarı Yıldıray Oğur’dan gelmişti: “Ergenekon öyle bir örgüt ki, ona üye olduğunu bilmeyenler var.

Mezkur yazar böyle bir cümle kurmakta haklıydı. Çünkü, iddianamelerin ve mahkeme kararlarının mantığı en veciz bu cümleyle ifade edilebilirdi. Yargılama suçluyu suçsuzdan ayırma niyetiyle yürütülmüyordu. Sahte deliller, pervasızca çiğnenen usul hükümleri mahkemelerin umurunda değildi. Türkiye’nin bağırsaklarının temizlendiğini propaganda eden gazeteciler ve yazarlar da yargılamanın dürüst gözlemcisi değil tarafıydılar. Yargılamada amacın Türkiye’nin provokatif kanlı geçmişiyle yüzleşme ve hesaplaşma değil, siyasal İslam’ın bir kısım rakiplerini tasfiye amaçlı olduğu çok sonraları itiraf edildi. İtiraf, İslamcı faşistlerin birbirlerinin gırtlağına sarıldıkları günlere rastladı. İtirafçı, siyasal İslam’ın neferlerinden biriydi. Başbakan yardımcılığına kadar yükselen itirafçı siyasetçi, “milli orduya kumpas kurulduğunu” bildirdi. Kumpas davalarının ateşli savunucusu Yıldıray da (sözüm ona özeleştiri yapıp) kendisini “az kullanılmış aptal” olarak nitelendirdi. Yıldıray’ın dilediği özür, aptallığın itirafı değil, operasyonel gazeteciliğin ne denli alçalabileceğinin itirafıydı aslında.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLMAMAKLA BİRLİKTE...

Dediğim gibi, FETÖ yargısı döneminde insanlar “bilmeden terör örgütü üyesi olmak” suçlamasına maruz kalabiliyorlardı; AK yargı döneminde durumda değişiklik olmadı. Bir farkla ki, bu dönemde insanlar, “bilmeden terör örgütü üyesi olmak” varsayımıyla yargılanmıyor; TCK, 220/6’ya göre “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte” mantığıyla yargılanıp mahkum ediliyorlar. Cumhuriyet Gazetesi davasında aynen bu gerekçeyle mahkumiyet kararı verildi. En tuhafı, iddianameyi yazan da FETÖ şüphelisidir!!!

Cumhuriyet davasında mahkum edilenlerden biri de ulaştırma görevlisi Emre İper. ByLock ihbarıyla gözaltına alındığında ısrarla ByLock kullanmadığını söyledi ama nafile, tutuklandı Emre. İddianamede “şüphelinin bu özel kriptografik mesajlaşma programını telefonuna yükleyerek sisteme dahil olduğu kesin bir şekilde anlaşılmıştır” denilerek suçlandı. Mahkemenin atadığı bilirkişiler, Emre’nin telefonuna ByLock yazılımının hiçbir zaman indirilmediğini yazdılar ama yargıçların tutumu değişmedi. Emre İper, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu dönem yargısının mantığı “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte” diye ifade edilse de arada (FETÖ yargısına telmihen) “bilmeden terör örgütü üyesi olmak” suçlamasına da rastlandı. Örneğin 2002-2007 dönemi AKP Yalova Milletvekili Şükrü Önder, ByLock suçlamasıyla 22 Haziran 2017’de tutuklandı. Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun raporunda Önder’in 11 kez ByLock hattına girdiği belirtiliyordu. Önder, telefonuna böyle bir program indirmediğini söylese de, mahkeme 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Şükrü Önder’in telefonuna ByLock programı indirmediği, 1 yıl hapis yattıktan sonra anlaşıldı. Meğer bir yolculuk sırasında namaz saatini öğrenmek için namaz saati programına girmiş; giriş o giriş, çıkabilirsen çık. Namaz saatini sorduğu site, ziyaretçisine ByLock ikram etmektedir! Şükrü Önder de “bilmeden” FETÖ üyesi olmuştur!..

“YARGI VİCDANINI KAYBETMİŞ”

Yargının ne hallere düştüğünü anlatmak için çok örnek vermek gerekmiyor. Amerikan haber ajansı AP, 5 Eylül 2011 tarihli bülteninde, 11 Eylül 2001’den sonraki 10 yıllık dönemde tüm ülkelerde 35 bin 117 kişinin terörist olarak hüküm giydiğini, Türkiye’nin 12 bin 897 hükümlü sayısı ile ilk sırayı aldığını bildirmişti. Çin bile, 7 bin terörist ile ikinci olabilmişti.

Türkiye’nin bu birinciliği elde etmesinde, özgürlüklere düşman AK siyasetin yanı sıra yasaların ve yargının en barışçıl eylem ve ifadeleri bile “terör suçu” sayması etkili oldu. “Resim yaparak, şarkı besteleyerek, şiir yazarak da terörist olunabilir! Kitap, bombadan daha etkili bir silahtır.” sözleri AKP iktidarı döneminde telaffuz edilebildi.

Halen cezaevlerinde kaç milletvekili, kaç gazeteci yazar var; gazeteci olarak ben bile ipin ucunu kaçırdım, tam rakamı bilemiyorum. Tutuklu öğrenci sayısı galiba 70 bin.

Tutuklu öğrenciler dedik de, Ayşe öğretmen de telefonla bağlandığı televizyon programında “Çocuklar ölmesin” dediği için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı, bebeğiyle birlikte hapse atıldı. Programın tamamında hiçbir örgüt adı geçmediği halde, “Çocuklar ölmesin” çığlığı hangi vicdan ve mantıkla “terör örgütü propagandası” suçu sayıldı, şahsen bir yanıt bulamadım?

Sorunun yanıtı yargıdaki FETÖ yapılanmasına karşı mücadelesiyle bilinen Ankara Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk’ün istifa açıklamasında mevcut olsa gerek:

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar hukuk krizine girmiştir. (...) Yargı vicdanını kaybetmiş, tüm iradesini bir güce teslim etmiş durumdadır. (...) Hitler, Alman yargıçlarına, ‘Karar verirken benim yerime Führer olsaydı hangi kararı verirdi diye düşüneceksiniz’ diyordu. Türkiye'de yargıçlar bu mantıkla hareket ediyor.”

Yargının en alttan en üste tüm kademelerinde görev yapmış bir savcının bu feryadına ne eklenebilir ki?

Yargının altın devrini yaşadığını söyleyen Doğu Perinçek’in kulakları çınlasın.

Sahi, bir insan inanmadığı şeyleri hangi süfli çıkarlar uğruna söyleyebilir?

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Şahsım'ın Büyükelçiler Blöfü
    ''Sözgelimi “içişlerimize karışamazsınız” meselesi. ABD’nin Türkiye’nin içişlerine karışmasına on yıllardır çanak tutan, ABD ile birlikte Irak’ın, Suriye’nin ve Libya’nın içişlerine (oradaki hükümetleri devirmeyi planlayacak kadar karışan), Suriye ve Irak’ın içişlerine…
  2. Bahçeli Devlet'in Hikmeti
    Devlet Bahçeli âlem adam vesselam. Mizah yeteneğinin zerresine bile sahip değil ama zaman zaman da olsa insanları güldürmeyi, düşündürmeyi başarıyor. Mesela, 2009 yılıydı. MHP’nin 40’ıncı kuruluş yıldönümüydü galiba. Parti kurultayı…
  3. 12 Eylül Yargısından Ak Yargıya
    AK yargı kararı: “Yüksek ihtimaldir ki halihazırda atama listesinde ya da el yazılı listede adının bulunması dışında delil bulunmayıp süreç içinde tahliye edilen sanık hakkında uzun sürmesi beklenen yasa yolları…
  4. 15 Temmuz Hamaseti
    15 Temmuz Hamaseti
    17 Temmuz 2021
    ''15 Temmuz günü uçuş yasağı, zırhlı araç çıkış yasağı gibi darbecilerin uymayacakları emirler vermek yerine genel alarm verilmiş olsa, tüm askeri personel o gece kışlalarda kalacak, kalkışma muhtemelen kışla dışına…
  5. İşsiz Sayısı Artıyor, İşsizlik Oranı Düşüyor!
    Covid19 salgını nedeniyle esnaf işletmelerinin kapandığı, tekel konumundaki büyük işletmelerin de talep daraldığı için üretimi azalttıkları, yüz binlerce kişinin ücretsiz izin adı altında sokağa atıldığı koşullarda çalışan sayısı (hem de…
  6. TSK Cemaat, Parti veya Şahsım Ordusu Olmamalıdır!
    General amiral rütbesindeki personelin tarikat evlerinde ayinlere katılımları hiç de şaşırtıcı değildir artık. Öyle ki, Kara Harp Okulu’nda cuma namazını hangi tarikatın imamı kıldıracak kavgasının çıktığı bile haberleştirilmiştir. FG Cemaati’nin…
  7. Tayyip'in Evdeki Hesabı Çarşıya Uyar mı?
    HDP’nin kapatılması davası, Kasım ayında ara seçimi zorunlu kılabilir. Kasım ayında ara seçim için Tayyip Erdoğan’ın evdeki hesabı çarşıya uyar mı? HDP seçmeni 2019 İstanbul seçiminde yaptığı gibi çarşıda hesabı bozabilir mi?…
  8. Düzenin Muteber Katilleri
    Sabahattin Ali, İttihat Terakki iktidarında zuhur edip Cumhuriyet’e miras kalan “muhalif kalem sahiplerini öldürerek susturma” geleneğinin kurbanıdır. Öyle melanet bir gelenektir ki, Nazım Hikmet kaçarak kurtulabilmiştir, iyi ki kaçmıştır.  ABD’de…
  9. Gare Faciası
    Gare Faciası
    27 Şubat 2021
    Böyle bir operasyon mutlak gizlilik ve baskın tarzında hareket gerektirir. Ama, operasyonun nihai karar vericisi siyasetçiler, “Pençe Kartal-2 Harekâtının dost ve müttefiklerle koordine edildiğini” söylüyorlar. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar,…
  10. Kayıp Damat, Mahpus Prenses, Firari Valide Sultan
    Memlekette onca dram, trajedi, komedi varken, ben bu aile içi meselelere niye kafayı taktım ki? Salgın koşullarında laf kıtlığında veya bolluğunda asma budama hakkımı kullandığıma sayın artık. Ülkenin hatta dünyanın…
  11. Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı İstifa Ettiler!
    Milli Savunma Bakanı (MSB) ve Genelkurmay Başkanı (GKB) istifa ettiler! Evet evet! Yanlış okumadınız. Yanlış yazdıysam ekmek Kur’an çarpsın! MSB ve GKB, asilere karşı başlatılan harekâtın fiyaskoyla sonuçlanması üzerine istifa…
  12. Aşağı Bakmayanlara Selam Olsun!
    PROF. OLMUŞLAR AMA NE HOCA OLABİLMİŞLER NE DE... HAS Parti’li Numan Kurtulmuş olarak, Erdoğan’ın 2023 vizyonunu eleştirirken, “2023’te bu vizyon tutarsa her üniversite öğrencisinin başında 10 polisle birlikte üniversite sınavlarının yapıldığına…
  13. Boğaziçi'nde Kâbe Makyavelizmi
    Ellerin Kabesi Var Benim Kabem İnsandır--Olan bitene bakıp şaşırmamak, sormamak mümkün değil. Bazı Müslümanlar neden bu denli kolay tahkir oluyorlar, kendilerini hakarete uğramış, rencide olmuş hissediyorlar? Tahkir olmalarının bu defaki…
  14. Darağacında Bile Asaleti Elden Bırakmadılar
    Albert Camus’nun dediği gibi, “Önceden en inceden inceye tasarlanan cinayet idamdır. Hiçbir caninin eylemi, ne kadar ince hesapla hazırlanmış olursa olsun, bununla kıyaslanamaz. Çünkü, kıyaslanabilmesi için kurbanına kendisini öldüreceği günü…
  15. Salgın Günlerinde 'Haşere' İtlafı
    Halkın ¾’ünün gündeminde ekonomi, salgın hastalık ve işsizlik en üst sırada yer alırken, “en önemli sorun terör” diyenlerin oranı yüzde 10’un altında kalıyor. Buna karşın siyaset gündeminin ilk sırasında Halkların…
  16. Hrant'ın Katilleri ve Dostları
    Hrant’ın katilleri Birbirine düşman edilmiş,“biri travma diğeri paranoya” içindeki iki halk arasında geleceğin barışı için çırpınan, travma ve paranoyayı Türkiye’ye yönelik emperyalist senaryoların etkisinden azade bir çözüme kavuşturmak için mücadele…
  17. Eksik Söyledin Fikri Sağlar
    “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır” derler ya, kırk yılın siyasetçisi Fikri Sağlar’ın düştüğü durum da o hesap. Katıldığı televizyon canlı yayınında Fikri Sağlar ne söyledi, medya nasıl…
  18. Belbuka Karakoluna Masa Sandalye Alalım!
    Kato Jirka bölgesinde yaklaşık 3 bin rakımda bulunan Belbuka Kalekol Üs Bölgesi Komutanlığı’nda görevli askerlerimizin masa ve sandalyelerinin olmadığını öğrenince nasıl üzüldüm nasıl üzüldüm bilemezsiniz! Fotoğrafı siz de görmüşsünüzdür, karakolun…
  19. Türkçe Kürtçe lanetli midir? Anadilde ibadet günah mıdır?
    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Dr. Cağfer Karadaş’ın sözleri, ana dilde Kur’an okumaya direncin açıklaması olabilir mi? Cağfer Hoca, Kur’an mealini okuyanların ateizme ve deizme yöneldiklerini…
  20. Çıplak Aramanın Tüzüğü
    Çıplaklık zulmü insanlık tarihi kadar eskidir. O kadar geriye gitmeye ne hacet! Vahşi kapitalizmin darbesi 12 Eylül’ün üzerinden 40 yıl geçti, yine çıplaklık zulmü konuşuluyor. Hem de başörtüsünü hem ibadet,…
  21. Damat Berat Nerede ?
    Damat Berat Nerede ?
    22 Aralık 2020
    Medyanın yüzde 90’ı kurcalamadığına göre belki Google bilir diyerek, internete girdim... Berat Albayrak araması ikinci sırada imiş ama bir buçuk aydır nerede olduğunu Google da bilmiyor. Google da bilmeyince ortalıkta komplo…
  22. 'Hayata Dönüş' Katliamı
    'Hayata Dönüş' Katliamı
    19 Aralık 2020
    Cezaevlerinde 20 yıl önce “Hayata Dönüş” adıyla katliam yapılmıştı. Katliam, kendisi de defalarca hapse girmiş çıkmış Bülent Ecevit’in siyasi sorumluluğu altında yapılmıştı. Cezaevlerinde 20 yıl önce “Hayata Dönüş” adıyla katliam…
  23. Tank Palet'in Altında Ezilen Ahlak
    Tank Palet Fabrikası’yla ilgili tartışmanın seyrine düzeyine bakıp ülkenin bugünü ve geleceği adına endişelenmemek mümkün değil. Bir konu ancak bu kadar saptırılır, olayın aslı kamuoyundan ancak bu kadar gizlenir ve…
  24. Millet İttifakı'na Operasyon
    İYİ Parti toparlanabilir mi, Millet İttifakı devam edebilir mi? Görünen o ki, siyasi konjonktür Meral Akşener’in lehine. Amerika’da nasıl ki Trump karşıtlığı, siyasi pırıltısı zayıf Joe Biden’ı iktidara taşıdı. Türkiye’de…
  25. Trump'ın Ardından Ağlayalım mı?
    Başlıktaki soru itici karşılanabilir. Zaten önceki yazının başlığında da "Biden Kazandı Diye Bayram Edelim mi? diye sormuştum. Bu sorular itici veya şaşırtıcı olmamalı. Zira Türkiye’de, Biden kazandı diye bayram edenler,…
  26. Biden Kazandı Diye Bayram Edelim mi?
    ABD seçimleri ülkemizde ve dünyada her zaman ilgiyle izlenmiştir ama Türkiye’de hiç bugünkü kadar ilgi çekmemişti. Bu defa Türkiye seçimleriymiş gibi öyle bir kutuplaşmaya yol açtı ki, sanki Tayyip Erdoğan…
  27. Uğurlar Olsun Erbil Ağabey
    Ardları sıra ağlanası dostlar toprağa düşmek için birbirleriyle yarışıyorlar sanki.  Erbil Tuşalp de son nefesini verdi, beyaz atına binip gitti işte.  Üzgünüm, yaslıyım.  ***  Erbil ağabeyin 1945’te başladığı yaşam yolculuğunda ilk…
  28. Hangisi vatansever? Vahdettin mi, Atatürk mü?
    Bir 17 Kasım günü İngiliz zırhlısıyla ülkeyi terk eden Padişah Vahdettin'in hain olup olmadığı tartışmasını Bülent Ecevit başlattı. Vahdettin’le uzaktan akraba olduğunu söyleyen Ecevit’e göre, “Vahdettin, Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa…
  29. Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesinin simgeleri
    “Tam bağımsız ve demokratik Türkiye” mücadelesinde tutsak düşen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darağacında katledileli 48 yıl olmuş.  Ruhları şad olsun! *** Denizler’i asanlar “anarşist, komünist, eşkıya” demişlerdi;…
  30. Başkasının Acısına Bakmak
    Kimi Türk ve Kürt zenginlerinin soykırım ifadesine karşı çıkmalarının maddi bir gerekçesi vardır. Çünkü, ilk sermaye birikimini gayrımüslim halkların mülklerini gasp etmekle sağladılar. Ermeni tehciri/soykırımı konusunda resmi görüş dışındaki en…
  31. Siyaset Kırkpınarında Başaltı Güreşi
    Siyasette Tayyip Erdoğan’ın fedailiği dışında bir marifeti yok. Normal koşullarda yaşıyor olsak, bir sözcükle bile adını anmaya değmez ama ne yapalım ki, İçişleri Bakanı olarak hayatımızı etkiliyor. Birkaç cümleyle de…
  32. Nasıl Güzel Bir İnsan Yitirmişiz
    Corona felaketinde bile Muaviye torunları ayrımcılık yapıyorken, Meslek örgütleri Bilim Kurulu’na çağrılmayan doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız hayat kurtarıyor, bedelini de canlarıyla ödüyorlar... Kendi canlarını ortaya koyarak, başkalarının canlarını kurtarmak için mücadele ederken…
  33. Galiba sürü bağışıklığı politikasının denekleriyiz
    “Gerekirse Suriyeliler için 40 milyar dolar daha harcarız, gerekirse Kanal İstanbul’u devlet yapar” diyordu; şimdi vatandaştan para dileniyor. AKP iktidarı kendi yandaşlarını bir şekilde korurken, adını koymadan sürü bağışıklığı politikası izliyor.…
  34. Korona ile Mücadelede iktidara güvenmeli miyiz?
    İktidarın sınıfsal ayrımcılığına, güvenilmezliğine karşın, salgını en az kayıpla atlatmak için yurttaş olarak üzerimize düşeni yapmaktan, kendi göbeğimizi kendimiz kesmekten başka çaremiz yok. Koronavirüsün ülkemize de geldiğinin resmen kabul edilmesinin…
  35. Corona ile mücadele bahane, felaketi fırsata çevirme şahane
    AKP Genel Başkanı, ekonomi düzleminde alınan kararları açıklarken de 1400 yıl önceki tavsiyelerden, hadislerden, beş vakit abdest almanın öneminden söz ediyor ve nihayetinde Allah’ın takdirinden kaçılamayacağını vurguluyordu. Coronavirüs olarak adlandırılan…
  36. 'Mehmetçik' gazeteciden 'Mümin' gazeteciye SETA andıcının analizi
    Biz gazetecilerin başında yeterince bela var. Kölece çalışma koşulları, sosyal güvence yokluğu, sendikasızlık, işsizlik, sansür, patron baskısı, iktidar zulmü, hapislik, örgütlü mücadele eksikliği… Ahlak coğrafyasındaki negatif koordinatıyla SETA (Siyaset Ekonomi…
  37. Kanlı Pazar'ın provokatörü Mehmet Şevket Eygi'nin ardından
    Kanlı Pazar’ın provokatörü Mehmet Şevki Eygi (MŞE) 86 yaşında toprağa girdi. Tabutunu AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da omuzlamış. Erdoğan mesajında Eygi’ye “Ülkemizin yetiştirdiği en önemli mütefekkir ve münevverlerden…
  38. Deniz Gezmiş terörist miydi?
    Balıkesir adliyesinde çok ilginç bir dava görülüyor. Davanın konusu Deniz Gezmiş’i övmek. Sanık sandalyesinde 26’ncı dönem CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm var. Tek sayfalık iddianameye göre Mehmet, partisinin Balıkesir Altıeylül…
  39. Esra ile Berat'ın düğünü
    Yunan filozofu Sokrates ve karısı Ksantippe bir türlü geçinemezlermiş. Tarihçiler geçimsizlikte asıl kabahatlinin Ksantippe olduğunu söylüyorlar. Ansiklopedilerde Ksantippe maddesinin karşısında aynen, “Sokrates’in şirretliği ve hırçınlığıyla ünlü karısı” diye yazıyor.  Karı…
  40. Erdoğan'ın arkasında 'eşşek' gibi saf tutmak
     Akit adında bir medya mecraı var. Medya ifadesi sözün gelişi. Akit, bilinen anlamda medya mecraı değil. Mütedeyyin, dindar kimlikle gazetecilik yapma iddiasına karşın Akit köktendinci siyasal İslam’a özgü ahlaksızlıkların ve pisliğin ortaya saçıldığı bir…
  41. Elitist faşizmden lümpen faşizme
    ''Sağlıklı toplum, bayrağı bayrak yapmak için kan değil, alın teri dökmenin daha akıl kârı olduğunu bilir…'' Bir 23 Nisan Çocuk Bayramı daha geride kaldı.  Çocukların sevinci, neşesi okul bahçeleri ve…
  42. Beka meselesi değil, Kürt meselesi
      Tam 62 yıl önceydi; yani 1957 yılıydı. İktidarda Demokrat Parti DP, muhalefette CHP vardı. Ekonomik ve siyasi kriz baş göstermiş, DP erken seçim kararı almıştı. DP liderleri Celal Bayar…
  43. Yeni Zelanda katliamı da mı Allah'ın lütfu?
    Sahi Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Suudi Arabistan ile birlikte İslam Ordusu’nun kurucuları arasındadır değil mi? Son yirmi yılda Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de İslam coğrafyasını çiğneyen Haçlı çizmelerinin ortağı,…
  44. Bangır bangır ezan terörizmi
    Kimse ezana saygısızlık etmemişken “ezanı ıslıkladılar” diye iftira atmak, “Ezana saygı göstermeyenlere milletimiz sandıkta gereken cevabı verecek” söylemiyle insanları ezan üzerinden ayrıştırmak ve cepheleştirmek de ilkelliktir, densizliktir, barbarlıktır!!! HAVALAR düzeldi…
  45. Tunç Soyer'in babası zalim, ya Erdoğan'ın ataları?
    ''Recep Tayyip babasını üzdüğü zaman inanılmaz bir şey yapardı, Reis Kaptan’ın ayakkabılarını öperdi. Bunu gören Reis Kaptan sakinleşir, gözlerinden yaşlar süzülür, bütün çocuklar da babalarıyla birlikte ağlardı.” Kim ne derse…
  46. Ekonomi Tıkırında!
    Ekonomi Tıkırında!
    21 Şubat 2019
    Kişisel görüşüm, AKP hükümetinin dramatik bir oy kaybına uğramayacağı yönünde. Öyle bir seçmen kitlesi ki, ekonomik krizden ve hayat pahalılığından bile iktidarı değil muhalefeti sorumlu tutmaktadır. Döviz kurları düşüşte, faiz oranları…
  47. Cumhuriyet ordusu'ndan NATO ordusuna
    1950-1987 arasında ABD Türk subaylarının Amerika’da eğitim ve talimleri için toplam 133 milyon dolar harcadı. ilk 16 kişilik kafilede, Daniş Karabelen ve Alparslan Türkeş de vardı. 1952’de NATO’ya katıldıktan sonra Tuğg.…
  48. Türk sağının ve İslam'ın Maduro aşkı
    Meğer, Türk sağcıları ve İslamcıları da Latin Amerika’ya ne kadar ilgiliymişler ne kadar da antiemperyalistmişler! Trump sanki Türkiye’yi hedef almış; ABD’ye ve Trump’a veryansın edip Maduro’ya sahip çıkıyorlar! Öyle ki,…
  49. 12 Eylül darbesini kimin çocukları yaptı?
    Amerika’ya aşk bahsinde askerler sivillerden geri kalmadılar; hatta askerlerin Amerika aşkı sivillerin Amerika aşkından daha derindi, daha tutkuluydu denilebilir. Örneğin Kenan Evren.. “Milli Şef” İsmet İnönü’nün imzaladığı ikili anlaşmalarla açılıp Amerika’ya…
  50. Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş başkanı Erdoğan
    Önceki yazılarda Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun, Necip Fazıl ve Said-i Nursi’nin, Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Tansu Çiller’in Amerika’ya aşklarından dem vurmuştuk. Sıra geldi Recep Tayyip Erdoğan’a. “Milli…
  51. Beyaz Saray'da Görücüye Çıkan Sarışın Güzel Kadın
    Amerikalıla bile, Sarışın Güzel Kadın’ın Saksafoncu Clinton’ı etkileme olasılığından korkuyordu. --Daha önce uzun yıllar Amerika’da yaşayan Çiller, Başbakan sıfatıyla yapacağı ilk ABD ziyaretine büyük önem veriyordu..Ziyaret öncesinde medya camiasında Çiller’in…
  52. Türk Sağının ve İslam'ın Amerika Aşkı-2
    “Milli Şef” İsmet İnönü’nün imzaladığı ikil anlaşmalarla açılıp Amerika’ya uzanan dikenli aşk yollarında nice siyasal liderler ve İslamcı inanç önderlerinin gelip geçtiğinden söz ediyorduk. Önceki yazıda Adnan Menderes ve Fatin…
  53. Türk Sağının ve İslam'ın Amerika Aşkı
    Menderes, Bayar ve Zorlu’nun Amerikan uşaklığını vatanseverlik olarak propaganda ettikleri yıllar, kapitalist blok ile sosyalist blok arasında Soğuk Savaş yıllarıydı. İki blok arasındaki Psikolojik Savaş’ın en çetin ideolojik muharebesi dini inanç cephesinde…
  54. Maganda politik
    Maganda politik
    20 Eylül 2018
    Bir dünya şampiyonluğu haberiydi. Haber, gazete sayfalarında “Türkiye maganda liginde şampiyon”, “Türkiye 'dünya maganda ligi'nde zirvede” başlıklarıyla yankılanmıştı (4 Ocak 2006 tarihli gazeteler). Habere göre, ABD’de kurulu Ateşli Silahlardan Korunma Merkezi Ajansı bir…
  55. Oyum Tayyip'e!
    Oyum Tayyip'e!
    20 Haziran 2018
    Bu seçimde Recep Tayyip Erdoğan’a ve partisine oy vermek düşüncesindeyim. “Neden? Yeni mi aklın başına geldi?” diye sorarsanız. Evet! Çok şükür, nihayet aklım başıma geldi, Tayyip’e oy vermek istiyorum! Her…
  56. Seçimler, Sosyalistler ve HDP
    24 Haziran seçimleri, İslamcı faşist diktatörlüğü tökezletmek geriletmek yolunda yeni bir fırsat olduğu kadar sosyalistler için de en geniş kitle içinde çalışabilme, sosyalist hareketin zafiyetlerini gözlemleme zeminidir. Belirtmeye gerek yok,…
  57. Türklük Sözleşmesinin güncel krizi
     Barış Akademisyenleri Bildirisi’ni imzaladığı için KHK ile üniversiteden atılan Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü, Türkiye’nin Gayrimüslimler ve Kürt sorunları odaklı son iki yüz yıllık tarihini ‘Osmanlılık’, ‘Osmanlılık Sözleşmesi’, ‘Müslümanlık’, ‘Müslümanlık…
  58. Kürt rüyası
    Kürt rüyası
    19 Mart 2018
    Kelt Rüyası’nı okurken bir an, Kürt coğrafyasında 90 yıldır terennüm edilen bir ağıtın dizeleri aklıma geldi: “Süngü uçlarında donakalmış, bebelerin son bakışları.” Yanı sıra, 30 yıl önce Halepçe katliamında elma kokulu bebeğine…
  59. Şehidimiz fakirdendi..
    Şehidimiz fakirdendi..
    14 Şubat 2018
    Savaş, mülk sahiplerinin hırsızlık ve talanla biriktirdikleri mülklerini korumak ve arttırmak için birbirlerinin gırtlağına sarılmaları ve bu uğurda mülksüzleri birbirlerini öldürmeye göndermelerinin ekonomisi ve siyasetidir. Saldırı karşısında evini, köyünü, kentini,…
  60. Afrin Afrin
    Afrin Afrin
    5 Şubat 2018
    “Yerli ve milli” savaş teknolojisi “akıllı mühimmatlar”, “terörist” ile sivil halkı kılı kırk yararcasına ayırt edecek derecede gelişmiş olmalı! Harekâtta yüzlerce sivilin katledildiğini söyleyen Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Terörist” diye…
  61. Diyanet'in çocuk gelinleri ve dinden özgürleşmek
    Diyanet’e göre, bulûğ, kişinin yetişkin insan statüsü kazanmasıdır; kızın adet görmesi, gebe kalabilme, erkeğin de baba olabilme çağına ulaşması demektir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı erkekler için 12, kızlar…
  62. İç Savaş fermanına karşı direnme hakkı
    İç savaş söylemi iktidar partisinin örgütüne öyle sinmiş ki, 16 Nisan 2017 referandumu öncesinde bir yerel parti yöneticisi örgütüne “referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun!” diye talimat vermişti.…
  63. Tayyip Erdoğan'ın Filistin şovu
    Erdoğan ve İslam coğrafyasındaki yol arkadaşları şov yapmanın ötesinde kararlı şekilde Filistin’e sahip çıkmazlar. Kendi halklarına kötü örnek olmasın diye seküler Filistin hareketlerini zayıflatmak için Filistin’de İslamcı hareketleri teşvik ettiler. Bunun…
  64. Delilsiz Hükümlerle Asılanlar
    İbrahim Çiftçi, kontrgerillanın peşine düşen Savcı Doğan Öz’ü 1978 yılında öldürmekten yakalandı, soruşturma savcılarına verdiği ifadede suçunu itiraf etti. Suçu sabit görülmesine karşın asılmayan İbrahim Çiftçi cezaevinden çıkar çıkmaz öğretmen yardımlaşma…
  65. Hızlandırılmış zabit eğitimi reformu
    Gurur duydum, bir teğmenin bu kadar kısa sürede yetişmesini sağlayan eğitim inkılabını başarmış olmamızdan. En kalbi duygularla alkışladım Başkomutanımızı, bu mucizevi reformu hayata geçirmesinden dolayı. Kim bilir Amerikalısı Fransız’ı Rus’u…
  66. Fahişeler ve gazeteciler
    Fahişeler ve gazeteciler
    29 Kasım 2017
    Fahişelik denilince tarihteki ilk meslek olduğu söylenir ve akla hep belirli bir cinsiyet gelir. İnsan türünün sınıflara ayrışmasından bu yana baskı altında olan kadının cinsiyetinden üretilmiş bu kavram hiç de…
  67. Atatürkçü Tayyip'ten marksist Tayyip'e!
    Naçizane derim ki, Atatürk açılımı yaparken “söylemi Marksist” diyerek aşağılayan AKP Reisi bir gün bakarsınız Marksizm açılımı da yapıverir. Marksizm açılımına kanacak sosyalist sağlaklar da mutlaka çıkar; 2010 referandumunda çıktığı…
  68. Devrimlerin Devrimi
    Devrimlerin Devrimi
    9 Kasım 2017
    İnsanlık tarihindeki en büyük devrim, 7 Kasım 1917 (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) günü Rusya’da gerçekleşti. En büyük devrimin 100’üncü yıl dönümüdür, anısı önünde saygıyla eğilme ve yeniden ayağa kalkma…
  69. İkinci 'İstiklal Harbi'nin başkomutanı Erdoğan!
    Son yılların revaçta yakıştırması, “İstiklal Harbi Başko­mutanı Tayyip Erdoğan”. Durduk yerde yakı­ştırılmadı. “Ne istediyse verdiği” yol arkadaşının 17­/25 Aralık yumruğuna maruz kalınca, kend­isi “İkinci İstiklal Harbi” başlattı. İstiklal Harbi(!) dört…
  70. Tayyip Erdoğan da metal yorgunudur
    Her kul gibi RTE de çok yoruldu hem de çok metal yoruldu. O yorgunlukla yaptığı hataların işlediği günahların sonu gelmiyor. Her biri diğerinden vahim hatalarının haddi hesabı yok.   Metal yorgunluğu,…
  71. Nuriye Semih ölmemeli!!!
    AK darbeciler dünya yıkılsa onları işlerine iade etmeyecek. Çünkü çok günah işlediler. 12 Eylül faşizminin işten atıp açlığa mahkum ettiği insan sayısı binlerle ifade ediliyordu, bugün yüz binlerce kişi sokağa atıldı.…
  72. Tayyip Erdoğan için endişeliyim: Keşke Amerika'ya gitmeseydi!
    ''Kur’ân-ı Kerî­m’de açıkça buyruldu­ğu üzere “Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır” (Âl-i İmrân 54, Ga­nimet 30), “Allah daha çabuk tuz­ak kurar” (Yûnus 21) da, yür­eğim rahat değil; Re­is’in başına bir hal…
  73. Seyahatname-i Rahmi Çelebi: Yosemite'nin Gözyaşları
    Doğa harikası Yosemite Vadisi’ni, soykırım ve işgal acısını yüreğimizde hissederek dolaştık. Gençliğimizde kitap dünyamızı işgal eden Amerikan çizgi romanlarında Kızılderili kabilelerinin vahşi olarak resmedilip şeytanlaştırıldığını anımsadık   Yosemite Parkı yüzlerce…
  74. Seyahatname-i rahmi çelebi, Amerikanın yeniden keşfi!
    Amerika’ya ilk yolculuğum 30 Mayıs 2013 günü başlamıştı. Üç hafta süreyle telefon kapalıydı, gazete televizyon sosyal medya boykotundaydım. Döndüğümde ne göreyim, Türkiye Gezi Direnişine sahne olmuş, memleket altüst olmuş. On…
  75. Haram para ile hac!!!
    Haram para ile hac!!!
    7 Ağustos 2017
    15 Temmuz saat 22.00’de Mehmet Görmez MİT Müsteşarı ile akşam yemeğinde. Darbe girişiminin parçası olarak MİT Müsteşarı’na saldırı bekleniyor. Nihayet, dönemin moda haline gelen tarzıyla Mehmet Görmez de darbe girişimini…
  76. Rojova Kürtleri düşmanımız değildir!
    ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD’in başkenti Rakka’ya yönelik kara harekâtı için yerel müttefik olarak Türkiye’yi değil, Suriye sınırları içindeki Rojava Kürtlerini seçti. Trump’ın kararı Türkiye ile ABD arasında yeni bir…
  77. Ankara'da hakimler yokmuş!
    12 EYLÜL DARBE DAVASI TİYATROSUNDA PERDE KAPANDI ''Darbenin ruh ikizi ve mirasçısı parti, devlet eliyle zorunlu din dersini yaygınlaştırarak, darbecilerin dayattığı İslam-Türk sentezini daha da tahkim eden, sendikaları ve meslek…

ANALİZ

ANALİZFaşist MHP Kapatılmalıdır!

Faşist MHP Kapatılmalıdır!Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile…