Başarılı kadınların enselerinde vızıldayan erkekler

Gamze Şimsek

12 Ekim 2021
Başarılı kadınların enselerinde vızıldayan erkekler

Tamer Karadağlı Türkiyeli izleyiciler tarafından kültürel kodlarımızın bir tezahürü olan taş fırın erkeği tiplemesi ile akıllarda kalmış bir sanatçıdır.  Yaşanan böylesi bir olayda,  taş fırın erkek kimliğinden soyunup sanatçı kimliğine saygı duyacak şekilde bir açıklama yapsaydı inanın şu an eleştirildiği kitleler tarafından da takdir ediliyor olurdu. 

Bir kadın düşünün yetenekli ve eğitimli. Ayrıca çalışıyor ve emeğinin karşısında da bir ödül kazanıyor. Ödül törenini sanat hayatının ve doğal olarak kariyerinin en mutlu anlarından biri olarak hatırlayacakken, kadın bir anda “terörist sempatizanı” ilan ediliyor. Sosyal medya kalemşörleri hemen kuşanıyorlar klavyeden kılıçlarını ve başlıyorlar vuruşmaya.

Yer                             : Bir ödül töreni

Ödülü veren                : Sanatçı olarak tanınıyor

Ödülü alan                  : Bir kadın

Ödülü veren                : Bir erkek

Nihal Yalçın ödülünü almak için sahneye davet ediliyor. Kadın heyecandan ödülünü almadan direkt konuşmasına başlıyor. 3,7 dakikalık konuşma esnasında sıkıldığını beden diliyle gayet net ve hatta görece komik ve itici bir şekilde ifade eden Tamer Karadağlı tarafından konuşması kesiliyor ve ödülü eline tutuşturuluyor. Ondan sonrası kızıl kıyamet…

Bir tarafta Tamer Karadağlıyı yedirmeyiz diyenler, bir tarafta Nihal Yalçın'ı savunanlar. Bir tarafta erkek, bir tarafta kadınlar. Ah şu feministler diye başlayanlar, Nihal Yalçın’ın sosyal platformdaki sayfalarını karıştırıp HDP ve Selahattin Demirtaş’a destek verdiği mesajları yayınlayarak onu “terörist sevici” ilan edenler…

Tamer Karadağlı ne yaptı ki adamcağız, “iyi niyetle” kadına ödülünü hatırlattı. Ah! bu kadınlar... İşte bütün meselemiz de buradan çıkıyor zaten. Erkeklerin bu “iyi niyetleri. “ diyenler. Aşağıdaki sözüm sizedir:

Konuşma sırasında Tamer Karadağlı tarafından Nihal Yalçın’ın konuşmasına yapılan bariz bir müdahale var apaçık görülüyor. Üstüne Tamer Karadağlı Yalçın’ı alkışlamaya başlayınca salondakiler alkışlıyor, bu da oldukça net bir şekilde konuşmacının susturulması anlamına geliyor. Nihal Yalçın tabi ki susmayarak en doğrusunu yapıyor, çünkü söyleyecek sözü var kadının. Akabinde Tamer Karadağlı bir alkışlama hamlesi daha yapıyor ama salon bu sefer alkışa eşlik etmiyor. "Ben hiçbir terbiyesizlik yapmadım. Dönüp bana 'sus mu diyorsun' dedi. Ben de hayır ödülünüzü alın onunla konuşun dedim. Çünkü zafer konuşmaları ödülle yapılır. Diye açıklama getiriyor Tamer Karadağlı. İşte asıl sorun da onun ve diğerlerinin görmezden geldiği, erkeklerin her zaman ve her yerde her konuya dair fikirlerinin olup kendi fikirlerinin doğru olduğunu düşünmeleri. “Ödülünüzü alıp, havaya kaldırıp konuşun” diyor Karadağlı. Da neden? Efendim, ödül konuşmalarının bir formatı vardır belli saniyede konuşulur vs. Bu bana kimin doğrusu, neyin standardı sözlerinden ziyade erkeğin her şeye müdahale etme hakkını kendinde görmesini sorgulatıyor.

Diyojeni bilmeyen yoktur. Kinik felsefesinin öncüsü ünlü filozoftur. Sinop'ta doğmuş Korint'de ölmüştür. Sinoplu Diyojen ve Kinik Diyojen olarak da bilinmektedir. Hayatının bir döneminde korsanlar tarafından kaçırılarak Korint kentine getirilir. Korint’e gelen Büyük İskender, Diyojen’i ziyaret etmiş ve bir dileği olup olmadığını sormuştur. O ise bu soruya “Gölge etme başka ihsan istemem.” yanıtını vermiştir. Verdiği cevabın asıl hali işaret parmağıyla güneşi göstererek, "Benden bana veremeyeceğin şeyi esirgeme" şeklindedir.

“Sessizlik kadının kosmosudur” demiştir Sophokles. Erkeğin sözü üzerine söz söylemek haddine midir onun? Yaralanmış ya da ikincil planda kalmışsa erkek, bir de üstelik eleştirilere maruz kalıyorsa, kendini öncelemek isteyecektir. Çünkü o avcıdır, parçalayan ve tuttuğunu koparması gerekendir. Günümüzün tabiriyle ise toksik erkektir. Toksik erkeğin kendine biçilen rolleri vardır. Her durumda kendi iktidarını korumak ve eleştirel tutumlara karşı da saldırgan söylemlerle kendi durumunu normalleştirmek. İşte, Tamer Karadağlı aşağıdaki sözlerinden de anlaşılabileceği gibi toksik erkeklliğin en bariz örneklerinden biridir.

"… Kimin neyi savunduğu hangi partiye oy verdiğinin bir önemi yok. Burada sanattan bahsedildiği için ben sorgulamadan gittim Zaten hanımefendi HDP'yi ve Demirtaş'ı sahiplenen biriymiş. Hangi kadına ne düşmanlık yapmışım ben? Kadın düşmanlığı ne demek? Benim son oynadığım Savaşçı dizisindeki rolüm mü onu rahatsız etti."

Dönün yüzünüzü binlerce yıl öncesine Sappho denince ne gelir aklınıza? Dünyanın en önemli kadın ozanlarından olması mı, yoksa lezbiyenliği ve kadınları evlilikten soğutmaya çalışması mı? Aspasia deyince hemen Heteira (yüksek fahişe) dersiniz ama Perikles’in efsane konuşması Cenaze Söylevinin yazarı ve Sokrat’ın akıl hocası olduğu sonradan gelir aklınıza, Ya Hypathia, bilime yaptığı katkılarla dönemine ışık olarak, doğayı mantık, matematik ve deney ile açıklamaya çalışmıştır. Matematik ve astronomi ile ilgili kitaplar yazmıştır ama umurunuzda olmaz da, Hristiyanlığa karşı olan bir büyücü olmakla anımsarsınız onu. Kadın üretir, tarihe mal olmuş eserler bırakır ama tarihin maalesef cinsiyeti vardır ve eril tarih yazımı her ortamda kadını karalayarak başarısına gölge düşürmenin bir yolunu bulur.

Tamer Karadağlı Türkiyeli izleyiciler tarafından kültürel kodlarımızın bir tezahürü olan taş fırın erkeği tiplemesi ile akıllarda kalmış bir sanatçıdır.  Yaşanan böylesi bir olayda,  taş fırın erkek kimliğinden soyunup sanatçı kimliğine saygı duyacak şekilde bir açıklama yapsaydı inanın şu an eleştirildiği kitleler tarafından da takdir ediliyor olurdu. Ama o rolüne sadıktı, avcı kimliğini kuşandı ve ülkemizde en pirim yapan kavram olan Türk milliyetçiliğine soyundu. Yukarıdaki sözleriyle Nihal Yalçın'ı politik görüşleri üzerinden eleştirerek kendi savunmasını yaptı.  Pervin Buldan ve Canan Kaftancıoğlu, Nihal Yalçına destek tweetleri attıkları için, Nihal Yalçın suçlandı ve sanatsal bir olay politik bir malzeme konusuna dönüştürüldü. Yetmedi, MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından aranılarak tebrik edildi. Akit gazetesi Nihal Yalçın'ın kıyafetinin üst kısmını buzlayarak ve tabi ki kadını tukaka ilan ederek, Tamer karadağlı'ya destek haberleri yayınladı. Karadağlı kendi tabiriyle Ödül törenlerinde 30 ve 45 saniye konuşulur. 3,5 dakika boyunca ben arkada tuzluk gibi durdum. Merhaba yok, teşekkürler yok." diyerek figüranlıktan sıyrılarak,başrol oyuncusu olmak istedi.  Ama en önemlisi başarılı bir kadın, örselenmiş egosunu kurtarmak iisteyen toksik bir erkek tarafından hiç umarsızca toplumsal şiddetle karşı karşıya bırakıldı.

Kısaca bir kadın önemli başarı elde etti ve gene bir erkek bu başarıyı gölgelemeye çalıştı. Filmi konuşmalıydık. İstanbul sözleşmesi dedi Nihal Yalçın onu konuşmalıydık. Ama biz, bize ne yapacağımızı söylediği için eleştirilen bir adamın hem de sanatçı kimliğindeki bir adamın sırf kendini aklamak için bir kadını arenaya atmasını konuştuk.

Ama mutlu da olmadık da değil tabi, bazı şeyler değişmiyor gibi gözükürken bazı kadınlar oldukça fazla değişiyor. Ve bazı erkekler de bu değişimin gücüyle sersemleyip ilkel dürtüleriyle savaş dansı yapıyor ve oldukça da komik oluyorlar…

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Özgürlüğe Pedallayın Kadınlar!
    Sufrajetlerin önemli ismi Susan Anthony: “Bisikleti yönetmeyi başaran bir kadın, hayatı da yönetmeyi başaracaktır” sözü ile kadınların bisiklet mücadelelerine verdiği destek ile güç katmış ve  “Dünyadaki kadınların eşit haklara ulaşması…
  2. Kadın Katillerini Yetiştiren Kim?
    Her gün en az 3 kadının öldürüldüğü, kadın katillerinin korunduğu, kadınların yaşam haklarını savunmak için kuş misali çırpındıkları bir ülkede yukarıdaki sözleri söyleyenin bir kadın olmamasını çok isterdim ama gene…
  3. Kadınların Sahnesi Yeni Başlıyor
    Son zamanlarda tüm dünya kadınlarını da içine alarak belki, ama en çok da kendi ülkemin kadınlarını düşününce görüyorum ki, hep kanlı oyunların başrolünü oynamak biz kadınlara düşüyor. Ve maalesef ki,…
  4. Makbul Analık Sorgusu
    Makbul Analık Sorgusu
    9 Şubat 2021
    Aile yapısının sağlamlığının göstergesi, AKP hükümetinin 2012-2019 yılları arasında %1400 artış göstermiş olan kadın cinayetleri midir? Evlenme oranları azalırken, boşanma sayılarının her geçen gün hızla artış göstermesi midir? Yoksa, aile…
  5. Bir Sonra Katledilecek Kadın Ya Sen İsen?
    Evet, bir sonrakinin sen olma olasılığı çok yüksek, senin olası katilinin de bir kravat, iki pişmanlıkla davasının en kısa sürede kapanması da çok olası. Velev ki, katledilen sen olmasan dahi,…
  6. Taciziniz Batsın
    Taciziniz Batsın
    12 Aralık 2020
    Kadınlar katlediliyor, “acaba ne yaptı da adam onu öldürdü?” diyorlar, kadınlar taciz ediliyorlar, tacizcileri“e sen de böyle elbise giymeseydin“ diyor, kadınlar tacizcilerini açıklıyor. Tacizciler çıkıp özür diliyor, ''e adam özür…
  7. Melek Kobra, Tiyatronun Unutulmuş Kadınlarından
    Eril sistemin eril tarih yazını pek sevmez, yaşadığı dönemde bin bir türlü zorluğa rağmen başarı göstererek tarihe adını yazdırmış kadınları gelecek nesillerle buluşturmayı. İşte Melek de onlardan biri. Hayatının bir…
  8. Bazı Kelebekler Ölümsüzdür; Mirabel Kardeşler
    1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda Mirabel Kardeşlerin katledildiği gün olan 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul edilir. Mirabel kardeşlerin hikâyesi çok kişi tarafından biliniyordur…
  9. Tarla Kuşu
    Tarla Kuşu
    22 Kasım 2020
    Bazıları için bu kadar zor olmasa keşke hayat. Yakılarak, satırlanarak, betona gömülerek, makasla boğazı delinerek, pompalı tüfekle, bıçakla ve bilumum aletlerle katledilerek yaşamları ellerinden alınan ve bugün sadece kadın cinayetleri…
  10. Madımak ve insanlığı yakan zihniyet
    Kurduğunuz sistemlere yakıt olması adına yaktığınız ateşlerle katlettiğiniz canların yaşanmamışlıklarında nefes aldığınız her an, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasıdır. Yanık et kokusu burnunuzdan hiç eksik olmasın, lakin yanan insan tarafınızdır...…
  11. Kadınlar ve bekçiler
    Kadınlar ve bekçiler
    7 Haziran 2020
    Tüm toplumu tehdit eden bu oluşum, bilhassa kadınlar açısından çok tehlikeli sonuçlara varabilecek bir kurum haline gelecektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini hedeflemeyen hiçbir uygulama kadınların yararına olmayacaktır. Kentlerin cinsiyetleri vardır ve…
  12. Kesişen Hayatlarımız
    Kesişen Hayatlarımız
    5 Haziran 2020
    Bugünden geçmişe bakınca ne denli acıyor içim bir kadın olarak; Antik Yunan’da vatandaş sayılmayan kadınlar, Roma’da kuluçka makinasından başka işlevi olmayan, yasal işlemleri için vasi tayin edilen kadınlar. Ortaçağ’da  acımasızca…
  13. Zordur ülkemde işçi kadın olmak
    Siz hiç yangından kurtulmak için 8. Kattan atlayan  kadınların yere çarpan  bedenlerinin sesini duydunuz mu? Siz hiç parmağınızı kaptırmamak için makineden elinizi çektiğinizde ücret kesintisine uğradınız mı? Siz hiç, kibrit…
  14. Covid-19 bahanesiyle ötekileştirilen kadınlar
    Hangi birini konuşalım, evde şiddete maruz kalınca darp raporu almak için  “ya virüs bulaşırsa” korkusuyla doktora gidemeyen kadınları mı, yoksa  annesine şiddet uygulayan babasını, ”ya virüs bulaşırsa” korkusuyla  vicdanen şikayet…
  15. 8 Mart’ın Ardından: Tarih Yazıp Figüran Olmayan Kadınlar
    Birleşik Metal İş Sendikası Kadın Komisyonu'nun 8 Mart feminist gece yürüyüşünün hükümet yetkilileri tarafından engellenmesinin hemen ardından tutum belgesinin açıklaması ve sendika kadın komisyonunun “kadın dayanışması yaşatır, yanınızdayız” pankartı, kadın…
  16. 'Yeter Artık, Kapat Çeneni'
    Kapatıyor gözlerimi ve tüm dünya kadınlarını düşünüyorum.. Sayılar uçuşuyor zihnimde, 407, 440, 474… Cansız bedenleri ile gazetelere manşet olan, kâh sokak ortasında satırla doğranan, kâh saatlerce işkence görüp, vücudu parçalara ayrılan,…
  17. Şiddetin Gölgesinde Dans eden Kadınlar
    Bugün sistemin kapısına gidip “ beni kurtarın” diye yalvaran Ayşe Tuba Arslan, tam 23 kez şikayet dilekçesi veriyorsa bu sisteme ve akabinde sokak ortasında satırla doğranarak öldürülüyorsa sistem çoktan erozyona…
  18. Kadınlar: Ateş hattında Varolmak..
    25 Kasım’da Taksim Meydanında Olmak Neden Bu Kadar Önemli?-- Eril sistem gerek medya, gerek kolluk kuvvetleri, gerek eğitim sistemi ve gerekse üzerinde istediği gibi oynadığı yasalarıyla ülkedeki tüm kadınlara topyekûn savaş…
  19. Tüm çocuklar için biraz umut ve Rabia Naz için de Adalet.
    Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıydı. 23 Nisan, neşe doluyor insan diye başlamak isterdim ama sokaklarda ayakkabı boyayan küçücük çocukların boyalı elleri geliyor aklıma, okul sıralarında olmaları gerekirken…
  20. Diren Sanat, Mutlu Yıllar Türkiye…
    Bu ülkede heykellere tecavüz girişiminde bulunuluyor mesela. Şaka değil bu. Türkiye’nin ilk balerini Meriç Sümen heykeline saldırıda bulunup tecavüz etmeye kalkmadılar mı? Hatırlarsınız, Bursa Cumhuriyet Caddesi’ndeki Kitap Okuyan Kız Heykeli “kızları…
  21. Mağduriyet soslu bir masal: Nafaka
    Siz bugün nafaka konusunda mağduriyetleri gidermek adına düzenleme yapacağız derseniz. O zaman hangi mağduriyet diye sormamız gerekir. Bu kadınlar neden boşanıyorlar bir kere ona bakmak lazım. Bir Varmış, bir yokmuş……
  22. Karma eğitim karmaşası
    Karma eğitim karmaşası
    15 Eylül 2018
    Bazı vatandaşların tercihlerine saygılı olmak adına karma eğitime alternatif olarak Haremlik- Selamlık uygulaması ile eğitimde tercihleri çoğaltıyoruz demenin, kadına şiddeti önlemek adına onları pembe otobüslere tıkmayı bir seçenek olarak sunmaktan…
  23. Adnan hoca basın özgürlüğüne bir darbe daha indirmenin kılıfı oldu
    Hükümet televizyon kanalları üzerinde kurduğu kuşatmayı internet üzerinden yapılacak olan yayınlara da uygulayacak. Halkın muhalif yayınlara ulaşması engellenecek. Bir zamanlar Altın Nesil yetiştirme çabaları vardı, şimdi de Bilal Erdoğan’ın deyimiyle ‘Erdoğan…
  24.  'Eyy' ve 'Ulan', kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar
    Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın artışında “Eyy” ve “Ulan”la başlayan cümlelerin yarattığı iklimin bir ilintisi olabilir mi? Her güne aklımızın sınırlarını zorlayan yeni bir haberle uyanıyoruz. Yürek kaldırmıyor artık. İki…

ANALİZ

ANALİZFaşist MHP Kapatılmalıdır!

Faşist MHP Kapatılmalıdır!Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile…