İnsan

Gülizar Özev

17 Kasım 2020
İnsan

Doğada bulunan yüz binlerce canlının, hayvanın zekasını, yeteneklerini, duygularını bir beyinde toplayan mucizevi yaratık.

DOĞRU OLDUM DOST BULAMADIM

EĞRİ OLDUM OYNAŞ BULAMADIM

Tokat yöresinde çok söylenen bir atasözü.

İnsan; çözülmesi gereken büyük giz. İzlenmesi gereken büyük manzara. O öyle bir büyük bilmecedir ki ister tek  olsun, isterse toplu, net  bir tanımının yapılması ne geçmişte, ne şimdi, ne de gelecekte asla mümkün olmayacaktır. Bütün sanatçıların filozofların bilgelerin öğretmenlerin anlata anlata bitiremeyecekleri tek konu; İnsan. 

Çelişkiler yumağı.. 

Doğayı kendisine yararlı  hale getirirken, onu tahrip ederek de yine kendine en büyük kötülüğü eden yaratık. Var da eden, yok da eden yani. Bilimde, teknolojide dudak uçuklatan gelişmelere imza atarken, bir ekmeği paylaşmayı hala öğrenememiş mahlûk. Bin yıllık gelişmesini bir anda yok eden güruh.  Bırakın dışarıdan insana ruhuna  dair yapılan küçük tanıları, bizzat insanın kendisinin bile kendisini  asla tanıyamayacağı  karakter. Onun adına ne söylense boş, ne anlatılsa az. Binlerce yıldır dillenen söylencelerin, ata sözlerinin büyük sahibi. O söylenceler ki ; belki beş bin yıl önce söylenmiştir de daha dün yeni basılmış bir kitap gibi tazeliğini korur.

Ya atasözleri; topu topu üç beş kelime ile bir ansiklopediyi anlatacak anlamlar içerir. Çık işinden çıkabilirsen onun mucizelerinin. Bir bakarsın tembellik bencillik abidesi, bir bakarsın kahramanlık hikâyesi. Elli yıllık karısını tam da tanıyorum dediği anda, bir anda hiç tanımadığını görerek hayretler içinde kalan adam. Ya da, ”bizim bey yapmaz öyle şeyler” diye düşünürken, birden en olmadık şeylere tanık olan kadın. Kâinatta kendi yarattığına köle olan tek aptal. Yaptıklarının sadece kendine zarar verdiğini göremeyen geri zekalı. Aynı zamanda yüz yıl ileriyi gören kâhin. Adam kesenin de,  karıncayı incitmeyenin de aynı isimle adlandırıldığı tek yanlış. 

Bir yanda yüz binlerce insanın hayatını karartırken, diğer yanda ufacık bir üzücü olay için gözyaşı döken sahtekar. Gözünün içine baka baka yalan söyleyen, hak yiyen arsız utanmaz. Güzel yüzü değil güzel huyluyu överken, tercihini  güzel huyludan değil güzel yüzden tercih eden menkul. Şekilcinin, kendi eksiğini kapatmak için, gerçek öz sahibine üstün gelebildiği hayret edilesi durum. Doğada bulunan yüz binlerce canlının, hayvanın zekasını, yeteneklerini, duygularını bir beyinde toplayan mucizevi yaratık. Tanrının bile yarattığından hayret ettiği yaratılan. Duygular şahı, sevdalar  diyarı insan. Doğaya eş, doğuran, doyuran, türün devamına hizmet eden güzellik. 

Çaldıkları ayyuka çıkmış  bakanını televizyonda tam bir inançla izlerken, komşusundan aldığı bir tabak yemeği üzerinde yük gören kör. Yoksul türdeşini bir makarnaya oy veriyor diye küçümserken, aynı tehlikeyi kendisinin de beklediğini bildiği halde evinden çıkmayan bencil. Destanlar yazan,  destanlar yapan. Ağıtları dünyayı kaplarken yüreğinde bir damlacık olsun kin taşımayan o yüce insan. Savaşı durdurun diye feryat edenlerin direnenlerin yurdu. Ağacın sahibi, meydanların coşkusu onuru yine insan. Dün yediği yemeği unuttuğu halde, bin yıl öncesinin katliamlarını gözyaşı dökerek her daim anan büyük hafıza. Yaradanına  secde eden, fakat aynı zamanda onu kötü emellerine alet edinen münafık. Enel hak dediği için çarmıha gerilen, derisi yüzülen, sırlar alemine sığınan insan. Yarin yanağından gayri;  her yerde, hep birlikte üretelim,  adilce bölüşelim derken, bunu insan hakları sözleşmesi ile kesinleştirmek için epeyce uğraş veren insanlık. Neredeyse üç bin yıl öncesinden beri bilinirken  dünyanın yuvarlak olduğu ve döndüğü, daha beş yüz yıl öncesinde aforoz edilen Galileo. Bilimsel teorisi hala yok sayılmak istenen Darwin. İnançsal güzelliği, iktisadi güzellikle karıştırmamak gerektiğini anlatan Marks. Ve bunun en güzel en muhteşem denemesini yapan Lenin.

Şiirlerinin her dizesi hala ve hala dinleyenleri coşturan Yunus Emre. Sazların, kemençelerin üstü ne kadar kapatılmak istenirse istensin o kaba örtünün altında, tınıların, ezgilerin sesinin her zaman duyulacağı ve hiçbir zaman susmayacağı  büyük direnç. Kibelenin bereketi,  Amazonun direnci.

Ateşi Zeus’tan çalıp insanlara bağışlayan Prometheus’ lardan Spartacuslara, Che Gueveralardan Deniz Gezmişlere, Shakespeare’lerden  Goethe’ lere, Da Vinci’den Picasso'ya, Osman Hamdilere, Nerudalar’dan Nazımlara sanatın edebiyatın başkaldırının mimarı insan. Yani kısaca; umudun sahibi ışığın habercisi insan.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

ANALİZ

ANALİZSon HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet Özgen

Son HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet ÖzgenHDP'nin 2014-2015 MYK'sı tutuklandı.. Saraydan talimat alan savcının gerekçesi Kobani protestolarına dayanıyor.…