DTK'ye büyük operasyon, 42 siyasetçi gözaltında

26 Haziran 2020
DTK'ye büyük operasyon, 42 siyasetçi gözaltında

 Irak Kürdistan Bölgesi'nde PKK'ye yönelik hava ve kara operasyonun sürdüğü bugünlerde Diyarbakır güne Demokratik Toplum Kongresi (DTK)'ne yapılan polis baskınıyla uyandı. 

Polis DTK binası ve birçok eve sabah saatlerinde baskın düzenledi. Bina kapısının kırıldığı baskında, DTK tabelası, bilgisayar ve kitaplara el konuldu. Aramanın sona ermesiyle polislerin çoğu binadan ayrıldı.

Açılan soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan 64 kişiden 42'si gözaltına alındı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Ekim 2018’de Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yapılan baskında elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda açılan soruşturma kapsamında 64 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Diyarbakır merkezli başlatılan soruşturma kapsamında İzmir, İstanbul, Adana, Şırnak, Batman ve Van’da yapılan ev baskınlarında, aralarında yerlerine kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Demir ve Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Naşide Toprak, DTK, HDP, Rosa Kadın Derneği, DBP, sivil toplum örgütü yöneticileri ve avukatların da bulunduğu 42 kişi gözaltına alındı. Soruşturmada, DTK'nin Kayapınar ilçesindeki binasına da baskın yapılarak arama gerçekleştirildi. 

Gizlilik kararı konulan soruşturmanın “Örgüt adına faaliyet yürüten, çalışan ve ilişkili olan şahısların deşifre edilmesi” iddiasıyla yürütüldüğü öğrenildi.  

Gözaltına alınan 42 kişiden 23'ünün isimleri şöyle:

DTK Divan üyesi Jiyan Taş ve Hüseyin Kaya, Rosa Kadın Derneği yöneticisi Rojda Barış, ev hapsinde olan görevden alınan Silvan Belediye Eşbaşkanı Naşide Toprak, Hazro Belediye Meclis üyesi Fesih Balbey, Bismil Belediyesi Meclis üyeleri Enver Çelik ve Aynur Aktar, Çınar ilçesinden Enver Temiz, MEBYA-DER yöneticisi Yıldız Damla, DBP PM üyesi Leyla Bağatır, KESK Genel Meclis üyesi ve TÜM BEL-SEN üyesi Ayten Tekeş, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şube Başkanı Suphi İzol, Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu üyesi Arin Zümrüt, SES Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Mahfuz Karaaslan, SES Diyarbakır Şubesi üyesi Ferhat Erkuş, barış annesi Makbule Özbek, avukat Berdan Acun, HDP Kocaköy İlçe Eşbaşkanı Cahit Ay, Kulp eski HDP İlçe Eşbaşkanı Selva Akkoyun, Bağlar ilçesinden Gurbet Çakar, Silvan ilçesinden Mehmet Sağlam, Fatma Bülbül ve Tahir Turan.

Gözaltında bulunan 42 kişinin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri sürerken, operasyona her yerden ekipler vardı. 

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla, baskına tepki gösterdi. 

Güven, twitter hesabında şu paylaşımda bulundu: “Kurumumuzda @kongrekcd saatlerce arama yapmışlar ve ele geçirilen ‘örgütsel dokümanlar’: tabelalarımız. İşte bu kadar acizsiniz. Zaten Kürdü vurmak için bir dokümana da ihtiyaç yok çünkü hepsini siz üretiyorsunuz! Boyun eğmeyeceğiz.”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yayımladı. DTK’ye yönelik saldırının iktidarın ömrünü uzatma çabası olduğuna yer verilen açıklamada, bunun amacına ulaşamayacağı vurgulandı. “Faşizmin karakteri kendinden olmayanı hem fiziki hem de zihni olarak yok etmeye çalışmaktır” denilen açıklamada, “AKP-MHP faşist bloku, halklara, inançlara yıkım ve katliam olurken başvurdukları bu yok etme yöntemi kendi sonlarını da yakınlaştırmıştır. Gelinen noktada AKP-MHP faşist iktidarı beka sorunu ile karşı karşıya kalmıştır” diye belirtildi. 

Sınırlarının dışında sivil yerleşim alanlarının bombalanarak sivil insanların katledildiğine yer verilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“İçeride de uyguladığı bütün baskı ve tutuklamalara rağmen boyun eğmeyen başta kadınlar olmak üzere demokratik siyaset yürüten muhalefet güçlerine siyasi soykırım operasyonları yapmaktadır. Baskıcı, tekçi ve iktidarcı sisteme karşı halklar ve inançlar boyutuyla çoğulculuğu, demokratik işleyişi kendine esas alan ve toplumun yaşadığı sorunların çözümünü yine toplumsal örgütlenmede bulan ve bunun örgütlenme arayışcısı olan DTK’ye bu sabah saatlerinde baskın düzenlenmiş Başkanlık Divanı üyeleri, TJA aktivistleri ve Rosa Kadın Derneği yöneticilerinin de aralarında olduğu onlarca kişi gözaltına alınmıştır.”

İktidarın koronavirüs dönemini kendisi için bir fırsata dönüştürmeye çalıştığını ve her kesime yönelik baskılarını artırdığına değinilen açıklamada, “Buna karşı toplumsal örgütlenme modelleri olan güçler de mücadele yol ve yöntemlerini geliştirerek direnişlerini sürdürüyorlar. Yapılan bu saldırılar, faşist iktidarın bu direnişe, direnenlerin onurlu duruşuna tahammülsüzlüğünü göstermektedir. Ancak, DTK’yi kriminalize etme operasyonları amacına ulaşamayacaktır. Baskı, tutuklama ve operasyonlarla demokrasi güçlerinin sindirilemeyeceğini bundan önceki iktidarlar da mevcut iktidar da defalarca bu yöntemi uygulayarak görmüşlerdir. Faşist iktidar kendi ölümünü toplumsal örgütlenmelerde görmektedir. Onun için saldırılarının şiddetlendirmektir. Halkların Demokratik Kongresi olarak, yapılan bu siyasi soykırım operasyonunu kınıyoruz. Yapılan bu saldırılara verilecek en büyük cevap, toplumsal örgütlenmelerimizi büyütmek ve demokrasi güçleri arasında demokrasi ittifakını gerçekleştirmek olacaktır” ifadelerine yer verildi.

HDP

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) da bir açıklama yaptı. Kürt halkına yönelik yapılan zulmün son bulması çağrısında bulunan MYK, tüm herkesi DTK etrafında kenetlenmeye çağırdı. Açıklamada, “DTK’ye saldırı hem çözüm iradesine yönelik bir sabotajdır ve hem de Kürt halkının iradesine karşı hakaret ve onu tanımamaya yönelik bir saldırganlıktır” denildi.

HDP MYK’nin açıklaması şöyle:

“Sabah saatlerinde, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasının kapıları kırılarak baskın yapılmış, hiç kimseye haber verilmeden arama adı altında kurumun binası darmadağın edilmiş ve tabelaları 'suç delili' olarak indirilmiş ve el konulmuştur. Çoğunluğu kadın olan onlarca siyasetçi ve kadın hakları savunucusu ise gözaltına alınmıştır.

DTK siyasal, kültürel ve toplumsal olarak Kürdistan’da yaşayan tüm halkların ve inançların temsilini bulduğu çok sesli, çok renkli bir kurumdur. DTK, çözüm sürecinde meclis tarafından muhatap kabul edilmiş, iradesi tanınmış, sivil, demokratik, meşru bir oluşumdur. DTK’ye saldırı hem çözüm iradesine yönelik bir sabotajdır ve hem de Kürt halkının iradesine karşı hakaret ve onu tanımamaya yönelik bir saldırganlıktır.

İktidarın yıllardır Kürt halkına, temsilcilerine, diline ve kültürüne yönelik inkârcı, yasakçı ve saldırgan tutumunun sonucu olarak gerçekleşen bu siyasi darbe Kürt halkı ve onun iradesinin yok sayıldığına dair net bir mesajdır. Bu saldırı ve baskın DTK Eş Başkanı Sayın Leyla Güven ve Divan Üyesi Musa Farisoğulları’nın dokunmazlıklarının kaldırıldığı darbenin devamıdır. 

Bu vesileyle Erdoğan iktidarını tekrar uyarıyoruz. Yüzyıllardır Türk halkıyla beraber yaşamış ortak tarihi ve geçmişi olan Kürt halkına reva gördüğünüz bu zulmü derhal durdurun. Bu yolu deneyen iktidarların sonunun ne olduğunu bizzat gördük. Kumpas ve çeşitli oyunlarla susturulmaya ve suçlu göstermeye çalıştığınız Kürt kurumlarının üzerinden çekin elinizi. Bu tür ucuz operasyonlar ile Kürt halkının iradesini illegalize edemezsiniz. Saldırganlığınızın nedeni her gün daha fazla battığınız suç haliniz ve günden güne toplum nazarında kaybettiğiniz imajınızdır. Kürt halkına saldırarak, düşmanlık yaparak palazlandırmaya ve üzerinden kendinizi var etmeye çalıştığınız milliyetçilik ve onu temsil eden klik sizi kurtaramayacaktır."

Özgür Kadın Hareketi (TJA), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve J&J Yayınevi ile birçok kişiye yönelik farklı kentlerde yapılan gözaltılara tepki gösterdi. TJA açıklamasında, Diyarbakır başta olmak üzere farklı kentlere yapılan polis baskınları ve gözaltıları kınadı.

18 yıllık AKP iktidarı süresince her gün kadınların katliamlara, tacize, tecavüze, hak gasplarına, kazanım ve emek sömürüsüne, gözaltı ve tutuklamalara maruz bırakıldıklarını belirtilen açıklamada, “Sindirme politikalarına baş eğmeyen ve mücadele eden kadınlara yönelen ve kadının yaşamsal tüm haklarına dönük bu saldırılarını; kadın katliamlarından, Eşbaşkanlığı hedef haline getirip kadın iradesinin gaspından, katliamcılara iyi hal indirimlerinden, kadın hak ve özgürlük mücadelesini yürütenleri kriminalize ve terörize etme, gözaltı ve tutuklama çabalarından biliyoruz. Tevgerê Jinên Azad (TJA) olarak bu saldırılara karşı mücadeleyi asla durdurmayacağımızı ve özgürlük iddiamızın sözünün AKP-MHP faşist zihniyetinin silahlarından çok daha güçlü olduğu ve olacağı iyi bilinmelidir. Gözaltı ve tutuklama operasyonları ile biz kadınlara geri adım attırabileceğinin hayalini kuran milliyetçi, rantçı, cinsiyetçi erkek egemen devlet iyi bilsin ki yürüttüğü özgürlük mücadelesine adeta yaşamını adayan biz kadınlar diz çökmez, biat etmeyiz” denildi.  

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) de yayınladığı açıklamada, gözaltıların Kürt siyasi hareketinin güçlenmesinden dolayı duyulan korkunun sonucu olduğu belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

"Faşizmin kirliliklerini deşifre etmesinden dolayı rahatsızlık duyan tek adam rejimi bu sabah yine bir siyasi soykırım operasyonu başlatmıştır. İktidar tarafından meclise davet edilen, yeni anayasa taslağı için düşünceleri alınan başta DTK olmak üzere, Kürt siyasetine saldırılarına bir yenisini daha eklemiştir. 15 Haziran 2020 tarihinde sınır ötesi operasyon adıyla dört parçada ayrım yapmadan sivil Kürt halkına saldıran, fiziki soykırım operasyon başlatan iktidar, bu sabah saatlerinde de fiziki soykırımı siyasi soykırımla tamamlamak için harekete geçmiştir. Dün Federal Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde Kürt halkını bombalayan, sivil insanları öldüren rejim bugün ise Kürt siyasi hareketine karşı gözaltı operasyonuna başlamıştır. Birçok Kürt kurumu basılmış ve çalışanlar gözaltına alınmıştır. Tüm bunlar Kürt siyasi hareketini illegalize etme çabalarıdır.

ANALİZ

ANALİZSon HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet Özgen

Son HDP Operasyonu ve Muhalefet / Mehmet ÖzgenHDP'nin 2014-2015 MYK'sı tutuklandı.. Saraydan talimat alan savcının gerekçesi Kobani protestolarına dayanıyor.…